Aşkın 100 Yüzü – Paul Bourget

06 Haz Aşkın 100 Yüzü – Paul Bourget

Şiir ve aforizma arası sanmıştım ama değilmiş. Daha çok aforizma yani özdeyiş alanına giren bir kitap. İşin aslı bildiğimiz sözler ama söylenişi yer yer değişik olmuş. Yazar bazı yerlerde çok sert girmiş bazı yerlerde ise durağanlaşmış. Ben beğendim ve yazarın diğer kitaplarını da okumak istedim.

Adına baktığımızda bizlere aşk kitabı gibi görünüyor. Evet, belki öyle denebilir bir bakıma. Fakat bildiğimiz tarzda bir aşk yok bu kitapta. Hani o vıcık vıcık, karışık cümlelerle anlam arayan, doğa üstü bir olaymış gibi anlatılan aşk hikayelerinden biri değil. Daha gerçekçi, daha hayattan ve en önemlisi daha doğal bir anlatım. Tabi bazı yerlerde sert bir anlatıma döndüğü de oluyor.

Ne demek istediğimin anlaşılması için bir kaç alıntı yapmalıyım.

“Erkek doğasının berbat bir yasası yüzünden, sevmediğimiz bir kadın tarafından sevilmek bizi acımasız yapar; sonra onu terk ettiğimizde duyduğumuz vicdan azabı, bekçi köpeğini tekmeleyerek öldüren ve daha az korunacağı için pişman olan bir köylünün üzüntüsüne benzer.”

“Sevildiğimiz gibi sevmeyiz; bundan dolayı aşkta mutlu olmak sanatı, hiçbir şey istemeden her şeyi vermekten ibarettir. Goethe’de, Philine’in Wilhelm’e söylediği şu söz çok derindir: ‘Seni sevviyorsam, bu seni ilgilendirir mi?'”

“Ta kalpten mutlu olmanın tek yolu vardır: kalbi olmamak.”

Sanıyorum yazar biraz kötü zamanlar geçirmiş karşı tarafla ve az biraz öfkeli bir durumda. Bu öfkesini dindirmek için bu kitabı yazmaya karar vermiş herhalde. İşe yaramış mı bilemiyorum ama farklı bir iş yaptığı kesin. Özellikle böylesi bir konuda, böylesi ezber bozan bir çalışma çok fazla görmedim.

İyi okumalar.

Kitap adı: Aşkın 100 Yüzü
Orijinal adı:
Yazar: Paul Bourget
Çeviri: Kenan Sarıalioğlu
Yayınevi: Kırmızı Yayınları
Sayfa: 125
Baskı: 2009
Tür: Felsefe, Aforizma, Deneme

Aşkın 100 Yüzü – Paul Bourget


Arka kapak;
Eksiksiz aşk doğal olarak cinselliği de içerir, cesaretin tehlikeyi içerdiği gibi. Barış zamanında bir asker savaşan bir askere göre ne ise, bir sevdalı da bir aşığa göre odur. Kalbini tanımaz. “Fransız roman, deneme ve oyun yazarı Paul Bourget’rim Modern Aşkın Fizyolojisi adlı psikolojik romanından imbikle çektiğimiz bu özdeyişler, bize modern insanın aşk karşısında yüzünün nasıl renkten renge girdiğini tam yüz çeşit bu bocalamanın, bizim varoluşumuzun ürperen gerçekliğini nasıl görünür kıldığını anlatıyor. Yazar, aşkın, bizim yaramızın, sen ve ben diye yarılan benliğimizin hem bıçağı hem merhemi olduğunu yansıtan bir ayna tutuyor yüzümüze.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend