Gümüş Şahinin Pençesi – Raymond E. Feist

07 Eki Gümüş Şahinin Pençesi – Raymond E. Feist

İlk yüz sayfa boyunca kitabı zorlayarak ve sıkılarak okudum, yüz ve iki yüzüncü sayfalar arasında kitap ilginçleşmeye başladı ve son iki yüz sayfayı kitaba bağlanarak, kitabın devamını merak ederek bitirdim. Demem o ki başlarda sıkılırsanız sabredin, çünkü kitap çok yavaş bir girişe sahip. Gelişme bölümlerini keyifle okuyacağınıza eminim.

Kitabın konusu şu şekilde;

“Kieli, dört gün dört gece boyunca Shatana Higo Dağı’nın zirvesinde tanrıların kendisine erkeklik ismini bahşetmelerini bekler. Bitkin ve ümitsiz bir halde kendinden geçmişken kolunda bir acıyla uyanır ve gümüş bir şahinin pençesini koluna batırdığını görür. Sonrasında bu yaşadığının gerçek olup olmadığından şüphe duyar.
Evine döndüğünde Kieli’yi yıkım karşılar. Köyü yerle bir olmuş, halkı katledilmiştir. Ölümün kaçınılmaz olduğunu bildiği halde savaşır… ve hayatta kalır.
Zihninde uzak bir ses yankılanır: Kalk ve halkın için bir pençe ol…
Artık o Gümüş Şahinin Pençesi’dir ve, bedeli ne olursa olsun, halkının öcünü almak zorundadır…”

Kieli, önce Pençe, sonra da Tal adıyla bambaşka kimliklere bürünüyor ve büyücülerin yardımıyla, büyücüler adasında aldığı zorlu eğitimlerin de rehberliğinde, sonunu göremediği bir intikam planının mihenk taşı haline geliyor.
Kitabın en sevdiğim yanı baş kahramanın içinde bulunduğu düelloların çok gerçekçi ve heyecanlı anlatılmış olmasıydı. Kendimi adeta bir savaş arenasında ya da güzel bir dövüş filmi izler gibi hissettim.
Bunun dışında karakterin son derece gerçekçi kurgulandığını da düşünüyorum. İyi ya da kötü davranışlarının altında yatan sebepler iyi yansıtıldığından, aklınızda soru işareti kalmıyor.
Okuduğum süreç boyunca, kitabın kurgusunu biraz da Patrick Rothfuss’un Kralkatili güncesine benzettim. Orada da baş karakter olan Kvothe, kötü bir takım güçler tarafından katledilen ailesinin intikamını alabilmek için kendini bir serüvenin içinde buluyordu. Ancak kitapta ilerledikçe bu benzerlik etkisini kaybetti. Çünkü iki kitap da üslup olarak çok çok farklı bir hava veriyor. Karakter tiplemesi benzese de bu bariz üslup farkı, iki kitabı bambaşka noktalara koyuyor.

Gümüş Şahinin Pençesi, Gölgeler Meclisi adlı üçlemenin ilk kitabı. Diğer iki kitapta olayların daha fazla derinleşeceğini ve kurgunun daha akıcı hale geleceğini düşünüyorum. Çünkü ilk kitapta olayların pek azı çözüme kavuşabildi. Baş düşman diye tabir edilen Kuzgun’un ilk kitaptaki akibeti, kurgunun öteki yüzüyle henüz tanışmadığımızı düşündürüyor bana.

Kitaptan hoş bulduğum alıntıları da ekliyorum;

“Bu rolü sen yarattın Tal. Biz sana ne olman gerektiğini söyledik, fakat nasıl Talwin Hawkins olacağın senin seçimindi. Kimse sana kumarbaz, çapkın, hovarda biri olmanı emretmedi. Bilgin ya da tüccar rolü de yapabilirdin, fakat sen bu yaşamı seçtin.”
***
“Gönül meseleleri karmaşıktır.” dedi ve tekrar okyanusa baktı. “Dalgalar kayaların üzerinde köpürerek patlıyor Pençe. İnsan duyguları da böyledir. Tutku insanın felaketi olabilir. Tutkuyla birlikte bilgelik de gelmelidir. Aksi takdirde düşmanlarının sana karşı kullanabileceği bir silahları olur.”
***
“İyi olmaktansa şanslı olmayı yeğlerim!”
***

Son olarak seriye ait kitapları da paylaşıyorum;

golgeler-meclisi

Savaş, büyü ve intikamla dolu fantastik bir seriye adım atmak isterseniz, bu üçleme iyi bir seçim olacaktır.

Herkese iyi okumalar dilerim.

Kitap adı: Gümüş Şahinin Pençesi
Orijinal adı: Talon of the Silver Hawk
Yazar: Raymond E. Feist
Çeviri: Aslı Özarpacı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa: 408
Baskı: 2012
Tür: Fantastik, Roman

gumus-sahinin-pencesi-raymond-e-feist-2

#Gümüş Şahinin Pençesi – Raymond E. Feist #Gümüş Şahinin Pençesi #Raymond E. Feist #Gölgeler Meclisi Serisi #Gölgeler Meclisi Serisi Birinci Kitap

Zeynep Yılmaz
zeynep96yilmaz@gmail.com

1996 İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan okuyucumuz, kitap okumayı ve yazmayı çok seviyor.

Yorum yok

Yorum yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

error: Yazılar izinsiz kopyalanmamalı!
Send this to a friend