Hay bin Yakzan – Ibn Sina Ibn Tufeyl

27 Eyl Hay bin Yakzan – Ibn Sina Ibn Tufeyl

Hay Bin Yakzan diyorum, ne farklı ne derinmişsin diyorum. Okuması ve sorulara cevap olması zor olan bir kitap. Fakat göğün katları ve bilginin mertebelerini merak edenler için bulunması zor bir metin. Anlatım hem olağanın dışında hem de olması gerekenden daha güzel.

Demek istediğim, her yaradılanın bilgisi yaratıcının elindedir diyenler için hazırlanmış kitaplar gibi bir dinsel anlatım değil, daha felsefi bir biçimde yaklaşan, daha derinden giden bir anlatım var. İşin aslı beni de bu anlatım etkiledi. En zor ve en üst mertebeye gelindiğinde bile cevap olarak yaratıcı çıkması ve sonrasının olmaması çok düşündürmedi ve rahatsız etmedi. Kitabın bu yüzden herkes tarafından okunması ve anlaşılması için bir kez daha okunması gerekli diye düşünüyorum.

Ama dediğim gibi bir kaç kez okunarak, bünyede sindirilmesi gereken kitaplardan biri Hay Bin Yakzan. Size göredir ya da değildir bunu bilemem. Fakat bildiğim şey, bu kadar etki kaynağı bir kitap, mutlaka okunmalılar arasında olmalı. Bu sebeple sizlere ve tabi bizlere okumak düşer.

İyi okumalar.

Kitap adı: Hay bin Yakzan
Yazar: Ibn Sina, Ibn Tufeyl
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa: 168
Baskı: 2017
Tür: Roman

Hay bin Yakzan – Ibn Sina, Ibn Tufeyl

Arka kapak;
9.yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen ‘Salaman ve Absal’ öyküsü, başta İbn Sina’nın ‘Hay bin Yakzan’ı olmak üzere, birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Genellikle alegorik öyküler ya da öykümsü anlatılar olan bu yapıtlardan sadece biri, roman boyutlarına ulaştı ve bütün benzerlerini gölgede bıraktı: 12. yüzyılda Endülüslü İşraki düşünür İbn Tufeyl’in yazdığı ‘Hay bin Yakzan’ ya da ‘Esrarü’l-Hikmeti’l-Meşrikiye’. Bu ilk ‘felsefi roman’ ve ilk ‘robinsonad’, Tanpınar’ın deyişiyle ‘Müslüman aleminin tek romanı’, 14. yüzyıldan başlayarak bellibaşlı Avrupa dillerine çevrildi; Defoe, Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili oldu.

Doğu, özellikle Osmanlı ise İbn Tufeyl’e ve yapıtına ilgisiz kaldı: Üzerindeki ‘Hay bin Yakzan’ etkileri özel çalışmalara konu olan ‘Robinson Crusoe’ defalarca Türkçe’ye çevrildiği halde, ‘Hay bin Yakzan, dilimize kazandırılmak için 1923 yılını, kitaplaşabilmek için de 1985 yılını bekleyecekti. Bu yeni ve genişletilmiş baskıda, İbn Tufeyl’in ‘Hay bin Yakzan’ına ek olarak -M.Şerefeddin Yaltkaya’nın çevirisi ve İslam dünyasında alegorik öykü geleneğinin tarihçesini ve düşünsel arkaplanını aktardığı giriş yazısıyla İbn Sina’nın ‘Hay bin Yakzan’ı da yer alıyor.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend