İbn Fadlan Seyahatnamesi – İbn Fadlan

21 Eyl İbn Fadlan Seyahatnamesi – İbn Fadlan

Seyahatname olarak mı değerlendirmek lazım yoksa mitolojik bir derleme mi demek lazım bilemiyorum. Mübalağa sanatının doruk noktalarından biri de denebilir tabi. Zaten bunu notlarda belirtiyorlar. İbn Fadlan sürekli olarak kaynaksız verdiği sözde bilgilerle, asılsız uydurmalarla, aşırı mübalağaya girerek hazırlamış bu kitabı. Zaten bunu hemen her tarihçi kabul ediyor. Tabi doğru verdii ve kaynaklarla örtüşen anlatımlarda var.

Sorun aslında bu tip abartmalarından öte, İbn Fadlan’ın Türkler ile ilgili yaymaya çalıştığı bir yargı. İslamiyetten önce Türkle birer vahşiydi. Hatta bunun da ötesinde Türkler, kadınlarını başka erkeklere veriyor, onlarla çiftleştiriyor, (aynen böyle belirtmiş) kıskanma ya da sahiplenme içinde olmuyor, pislik içinde yaşıyor, sürekli alkol üretip çeşitli bitkilerden içiyor, yıkanma, temizlenme yapmıyor, kısacası aklınıza gelebilecek hemen hemen her türlü sapıklık, sapkınlık ve pisliği yapıyor. İslamiyet öncesi müslüman olmayan Türkler hakkında genel bir kanı olarak bunu vermeye çalışan İbn Fadlan’ın bu görüşleri nedense bana Türklerden başka bir kavmi hatırlattı…

Bunun da ötesinde sürekli olarak Türklerin müslüman olanlarının ne kadar doğru bir şey yaptıklarından, onların doğru yolu bulduğundan bahsediliyor. Tabi bunları yine mitolojik öğelerle desteklemeye ve doğrulamaya çalışıyor. Özellikle bir savaş sırasında, dolu ve yağmuru iki rekat namaz kılarak terse çeviren bir komutandan bahsetmesi ve sonrasında bu bulutun altında yok olan Türkleri betimlemesi, sonra bu ölen insanların ganimetlerini alıp gitmelerini, tanrının onlara ödül vermesi olarak göstermesi hakikaten çok enteresandı.

Tabi bir de doğru verdiği bilgiler var. Her ne kadar gitmediği yerleri gitmiş gibi göstermesi ya da başka bir yerde yaşayan insanlarla burada yaşayan insanları karıştırması, (kulaktan dolma ya da yalan bilgi ile yapmış sanırım) Türklerin vahşi, sapık, sapkın ve iğrenç olarak betimlenmesi dışında. Örneğin bazı kavimlerin yaşayışlarında ve savaşlarında kullandıkları gibi.

Arapların Türkler hakkında düşündükleri ve bazı peygamberlerin bu konuda söyledikleri de dikkatimi çekti. Bu sözleri bir kaç kaynakta daha okumuştum. Bunları okuyunca bazı şeylerin daha netleştiğini söylemem gerekir. Fakat bunları yazmak ya da tartışmak şu an elbette imkanlı değil.

Daha fazla uzatmadan şunu söylemem lazım. Bir seyahatname gibi değilde bir tür mitolojik kitap ya da mitolojik bir seyahatname veya din yayma politikası ile yazılmış bir dini kitap olarak okunabilir diye düşünüyorum. Zaten bu tip kitapların doğru olarak görülen yerlerini bile doğrulama olanaklarımız çok sınırlı iken, aşırı mübalağa edilmiş yerlerin tartışmasını yapmak ya da buna göre kitabı değerlendirmek doğru olmaz diye düşünüyorum.

İyi okumalar.

Kitap adı: İbn Fadlan Seyahatnamesi
Yazar: İbn Fadlan
Çeviri: Ramazan Şeşen
Yayınevi: Yeditepe Yayınevi
Sayfa: 180
Baskı: 2016
Tür: Seyahatname

İbn Fadlan Seyahatnamesi – İbn Fadlan


Arka kapak;
Bu seyahatnâme X. yüzyıldaki Türklerin tarihi hakkında en canlı, en sağlam vesikalardandır. İbn Fadlan gibi kültürlü, mütecessis bir kişinin gözlemlerine dayanmaktadır. Veciz ve akıcı bir üslupla kaleme alınmıştır. Yazıldığı tarihten itibaren doğuda, daha sonra batıda çeşitli kişiler tarafından kaynak olarak kullanılmış, çok sayıda çalışmaya konu olmuş, çeşitli dillere çevrilmiş, filmlere konu olmuştur. İbn Fadlan elçilik için gittiği sırada uğradığı Türk kabilelerinin idaresi, dinleri, adetleri, hukukları hakkında çok değerli bilgiler vermiş, o kavimlerden olan kişilere sorular yöneltmiş, onların mantalitesini anlamaya çalışmıştır. Devrindeki Oğuzlar, Bulgarlar, Ruslar hakkında son derece önemli bilgiler vermiştir.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend