Oblomov – Ivan Aleksandroviç Gonçarov

13 Nis Oblomov – Ivan Aleksandroviç Gonçarov

Oblomovluk nedir ne değildir? Aslında tembellik değil yapmak istememek. Hayallerinin olması ama onları gerçek yapmak istememek her zaman hayal olarak kalsınlar demek belki.

Kitabın başında yataktan çıkmayan Oblomov kitabın ortalarında aşk ile tanışıyor sonunda ise beklenmeyen bir biçimde ilerliyor hayatı. Biraz uzun zamanda ve Olga ile olan klasik aşk maceralarında biraz sıkılmış olsam da güzel bir kitaptı Oblomov. Sonunda ise, az biraz beklediğim sonu buruk bir gülümseme ile okudum.

Kitap bize sadece Oblomov adlı karakterin Oblomovluğunu anlatmıyor tabi. Diğer karakterlerin de hayatları var ve bu hayatlar bazen ne kadar etkileyici olabiliyor kişiler üzerinde görüyoruz. Sadece bir kişinin hayatı gibi anlatılmış olsa da bizlere bir felsefeden daha doğrusu bir felsefesizlikten bahsediyor gibiydi kimi zaman Oblomov.

Üretkenliğin nasıl bir şekilde köreldiği daha doğrusu zaten körelmeye yüz tuttuğunu görüyoruz Oblomov’da. Sanki kendisi böyle bir hayatı ister gibiydi Oblomov. Ne bir sıkılma ne bir üzülme vardı bu yaşantısında. Ama bir gün aşk gelince kapısına o zaman biraz hareketlenir Oblomov. Fakat o da bu tembelliğe dayanamaz ve gider. Gittiğinde ise Oblomov eskisine döner. Zaten çok fazla değişmemişti sadece az biraz ayaklandırmıştı onu bu aşk.

Rus klasiklerinden güzel bir eser olan Oblomov’u tavsiye ederim. Fakat ne yalan söyleyeyim Olga geldikten sonra yani kitabın ortalarında başlayan aşk hikayelerini okurken oldukça sıkıldım. Bu kitabın internette neden bu kadar popüler olduğunu da o zaman anladım. Eğer sizde benim gibi aşk kitabı okumayı sevmeyenlerdenseniz o kısımlar sizlere de sıkıcı gelebilir. Fakat okuyun sonrasında yine aynı tadı yakalayacaksınız.

İyi okumalar.

Kitap adı: Oblomov
Orijinal adı: Обломов
Yazar: Ivan Aleksandroviç Gonçarov
Çeviri: Erol Güney
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Sayfa: 620
Baskı: 2017
Tür: Roman

Oblomov – Ivan Aleksandroviç Gonçarov

Arka kapak;
Rus edebiyatının hiçbir kahramanı, ne Raskolnikov, ne Mişkin, ne Prens Andrey, eski Rus insanını, hatta bütün Doğuluları Oblomov kadar açıklıkla, en özlü yanıyla temsil etmez. Doğu, belki de ilk defa olarak Gonçarov’un bu büyük eserinde kendi kendini tanımaya, Batı’dan farkını anlamaya başlamıştır.
Oblomov klasik kahramanlar gibi genel bir tip, Don Kişot gibi, Tartuffe gibi insanlığın bir halini göstermekle birlikte, zamanına, çevresine sıkı sıkıya bağlı bir insandır.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul’da yaşar, Ege’yi özler.

1Comment
  • atisoyucok@hotmail.com.tr'
    atilla
    Posted at 11:42h, 04 Mayıs Cevapla

    şahane bir kitap su gibi akıyor.

Yorum yazın

Send this to a friend