Oda Müziği – James Joyce

05 Eyl Oda Müziği – James Joyce

Bazen şiir okumak eşsiz bir tat sunabiliyor. Hatta bazen okumak için sabırsızlandığınız bile olabiliyor. Fakat bu bazenler çok çok az geliyor. Hele bir de sizi bir şekilde içine almayan, sizin de tam olarak dahil olamadığınız ya da anlamadığınız şiirler söz konusu olunca işte o zaman tamamen bir uzaklaşma kaçınılmaz oluyor.

Böyle durumlarda elinizde ki kitabı sadece okumuş olmak için okuyor, okuduktan sonra yazdığınız yorumu ya da birinin istediği öneriyi sadece yapmak için yapıyorsunuz. İşte Oda Müziği’de bende böyle bir etki yaptı ne yazık ki. Elbette şiirlerin çok iyi ve çok güzel olduğunun farkındayım fakat benim için o an değil. Yani okuma zamanında benim için sadece bir şiir oldu normal okuduğum.

Demek istediğimi diyebildim mi bilemiyorum ama eminim bu duruma gelenler olmuştur bu yazımı okuyan. Sizlerin de zamanında bu tip okuduğu şiir kitapları eminim vardır. İşte bu anlatılmaz ekşilik ya da anlamamazlık Oda Müziği ile beni buldu.

Sizlere iyi okumalar diliyorum.

Kitap adı: Oda Müziği
Orijinal adı: Collected Poems
Yazar: James Joyce
Çeviri: Osman Çakmakçı
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Modern Klasikler Dizisi
Sayfa: 65
Baskı: 2016
Tür: Şiir

Oda Müziği – James Joyce

Arka kapak;
İrlandalı yenilikçi yazar James Joyce’un (1882-1941) şair yönü ülkemizde pek bilinmez. Oysa yazarın ilk yayımlanan kitabı, Chamber Music (Oda Müziği) (1907) adlı şiirler toplamıdır. Bu kitabında Jacobean tarzda yazılmış lirik şiirler yer alır. Çok iyi şarkı söyleyebilen Joyce, 36 şiirden oluşan kitabına bu adı vererek şiirlerin müzikal özelliklerini öne çıkarır.
Gerçi şiirler aşktaki tensel şehvetle duygusallığı birleştirebilmesiyle de ilgi çekicidir. Ancak Joyce, yıllar sonra, bu şiirlerin yayımlanmış olmasından utanç duyduğunu söyler.

1904’te yazdığı “The Holy Office” (Kutsal Görev), “rol kesen kumpanya” dediği ve W. B. Yeats, George Russell, John Synge, Lady Gregory gibi yazarların oluşturduğu Irish Literary Revival (İrlanda Edebi Uyanışı) çevresi ve kendisiyle ilgili bir yergidir. 1912’de son kez gittiği İrlanda’dan dönerken, bir diğer öfkeli yergisini, “Gas from a Burner”ı (Yakıcı Gaz) trende yazar. 1927’de Paris’te yayımlanan Pomes Penyeach farklı bir çizgidedir. Joyce, bu şiirlerde, ruhunu gözler önüne sermekten çekinmez. 1932’de, torunu Stephen James Joyce’un doğduğu gün yazdığı “Ecce Puer”de ise yalın bir söyleyişle babasını, oğlunu, torununu ve bir ölçüye kadar da kendini anlatır. Şiirlerinde Joyce’un kontrole gerek duymadığı duygusal yönü yansır; sanatçı kişiliğinin Türkiye’de pek de bilinmeyen yönü…

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend