Osmanlı’da Harem ve Cariyelik – T. Cengiz Göncü

21 Tem Osmanlı’da Harem ve Cariyelik – T. Cengiz Göncü

Mutlaka okunması gereken özenli bir biçimde hazırlanmış tarih çalışması bu kitap. Özellikle harem ile alakalı saçma sapan dizileri gerçek sananlar, tarihi bu tip yerlerden öğrendiğini sanıp, harem hakkında, cariyelik hakkında bilmeden konuşup, ama bildiğini sanan kimselerin acilen okuması lazım.

Tarihi bugün istediği gibi yazanlardan değil, belgelerle, fotoğraflarla gerçek kaynaklardan okuyarak öğrenmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir eser olmuş. Bilmediğimiz o kadar çok şey varmış ve o kadar bilmeyen, o kadar kendi tarihine uzak insanlarmışız ki okudukça hayretler içinde kalıyorum.

Bizlerin en büyük hatalarından biri belki de bu. Bilmeden, kulaktan dolma, bilgi olmayan, dedikodularla konuşmak ve bunları doğruymuş gibi çevremize yaymak. Unutmayınız ki bu yaptığınızın yanlış olduğunu bilmeyen, sizin sözlerinizi tartışmasız doğru kabul eden çocuklarınız var, yakınlarınız var. Bu şekilde yalan yanlış, saçma sapan dedikoduları yayarak, insanların kafasında olmayan bir sözde tarih bilgisi oluşturuyorsunuz. İnsanlar, tarihlerini böyle bilmeye başlıyor bu yüzden. Bu hakikaten büyük bir sorun ülkemiz için.

İyi okumalar.

Kitap adı: Osmanlı’da Harem ve Cariyelik
Yazar: T. Cengiz Göncü
Yayınevi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları
Sayfa: 264
Baskı: 2015
Tür: Tarih, İnceleme, Araştırma

Osmanlı’da Harem ve Cariyelik – T. Cengiz Göncü

Arka kapak;
Osmanlı saray teşkilatı içinde Harem-i Hümâyûn’un kavram olarak hem somut (fiziki7mimari) hem de soyut birer karşılığı vardır. Fiziki bir yapı olarak Harem-i Hümâyûn, padişahın, aile üyelerinin ve onlara hizmet eden cariyelerin yaşadıkları, dışa kapalı bir mekânı temsil ederken, mimari olarak incelendiğinde Osmanlı saray teşkilat, teşrifat ve âdâbın tüm izlerinin, mekâna yansıdığı görünür.

Harem ve Harem-i Hümâyûn kavramlarının soyut anlamı ise çoğu kez dikkatlerden kaçar. Harem kelimesi Osmanlı sarayı için söz konusu olduğunda sadece sarayın hanımlar için ayrılan özel bir bölümünü ifade ettiği sanılır. Oysa bu kavram başta padişah olmak üzere tüm saltanat ailesinin özel yaşamlarını, kişisel ilişkilerini dış dünyayla paylaşmadıkları daha mahrem bir alanı kapsar.

Harem-i Hümâyûn söz konusu olduğunda çağrışım yapan bir diğer kavram da cariyeliktir. Cariyelik Harem-i Hümâyûn’un temel insan kaynağını sağlayan bir kurum olması bakımından büyük önem arz eder. Cariyelik kavramı tarihsel süreç içinde gerçek anlamından farklı anlamlar kazanmıştır. Padişahların saraydaki çok sayıdaki eşlerinden her biri olarak akla ge (tiri)len cariyelik, Osmanlı saltanat yapısı ve daha genel anlamda Türk-İslam kültür ve medeniyetine olumsuz bakışın aracı olarak kullanılmış genellikle söz konusu olan yaklaşım doğruyu aramak araştırmak yerine Batılı harem ve cariye tasvirlerinin kabullenilmesi olmuştur.

Harem eğer bir piramide benzetilirse bu piramidin zirvesinde valide sultan en altında ise acemi cariyeler yer alır. Cariyeler sarayın sadece hizmet kadrosunu oluşturmakla kalmamış, onun ötesinde valide sultan, kadın efendiler, ikballer gibi padişah anne ve eşleri de çoğunlukla onlardan seçilmişlerdir. Bir başka ifadeyle, cariyelik hareme ait önemli bir kurumdur; haremi en doğru şekilde anlamak ancak cariyelik kurumunu çeşitli yönleriyle ve nesnel bir yaklaşımla ele almak mümkündür.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend