Sisifos Söyleni – Albert Camus

13 Haz Sisifos Söyleni – Albert Camus

Bu kitabı o kadar isteyerek ve büyük beklentilerle okumaya başladım ki sonunda beni hayal kırıklığına uğratmadığını, hatta dahası çok şey kattığını görmek benim için mutluluk vericiydi.

Nasıl bir girizgâh yapsam bilemiyorum. Kitap, en temel sorunu ele almış; intihar. Yaşamın anlamsızlığı ve buna rağmen neden hale devam ettiğimiz. Bu sorunu üç ana başlıkta ele almış;

• Uyumsuz bir uslamlama
• Uyumsuz İnsan
• Uyumsuz yaratım

Kitap boyunca uyumsuzluk üzerine geliştirdiği düşüncelere tanık oluyoruz yazarın. Buradaki uyumsuzluktan kastedilen şey ise, üst insan, her şeyi algılayan ve farkında olan insan olarak çözümlenebilir. Ve bu uyumsuzluk yasaları – ben böyle adlandırıyorum – yukarıda ki üç ana koldan anlatılmaya çalışılmış. Önce uslamlama yani akılcılık ile uyumsuzluk üzerinde bağları inceleyen yazar, bu çıkarımdan uyumsuz insanı ve uyumsuz insanında, roman ve felsefe üzerinde ki yaratılışını da ele alıyor.

Benim gibi biri için – felsefeyi çok iyi anlamayan, cahil – bile o kadar derin ufuklar gösteriyor ki kitap, Albert Camus’un dehasını açıkça görüyoruz. Bu kitap benim için yapı taşlarından biri oldu desem abartmış olmam. Defalarca kez okunması ve Nietzsche ile beraber tekrar yorumlanması gereken bir yapıt olarak görüyorum.
Kitabı Can yayınlarının, Tahsin Yücel çevirisi ile okudum. Tabi burada Tahsin Yücel Türkçesi de mevcut. Felsefe okuyan biri için kolay anlaşılabilir ama başta benim gibi okurlar için belli terim araştırmalarına da yöneltiyor. Romanlardan veya sıradan yazıtlardan sıkılan biraz da felsefe bakmak isteyenler için ilk etapta fazla kaçabilir ama okunması bence kolay ve anlaşılır. Bu kitaptan önce, Albert Camus’un Düşüş ve Yabancı kitaplarının okunmasını da tavsiye ederim. Özellikle Düşüş, bu kitabın belki de öyküleşmiş hali olarak ta görülebilir. Yahut bu kitap, Düşüş’ün alt yapısını ve tekniğini açıklamakta diyebilirim. Tabi bu benim kendi yorumum.

Birkaç alıntıyla yorumumu tamamlamak istiyorum;

“Bir insan söylediği şeylerden çok, söylemedikleriyle insandır.”

“Usun ilk işi doğruyu yanlıştan ayırmaktır. Gene de düşünce kendi kendisine yönelince, ilk bulduğu şey bir çelişkidir.”

“Kendini öldürmek, bir anlamda melodramlarda olduğu gibi içindekini öldürmektir.”

Diğer yazılarım için: www.ekinbulut.com

Kitap adı: Sisifos Söyleni
Orijinal adı: Le Mythe de Sisyphe
Yazar: Albert Camus
Çeviri: Tahsin Yücel
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa: 160
Baskı: 2017
Tür: Deneme

Sisifos Söyleni – Albert Camus


Arka kapak;

“Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.”
Albert Camus, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımladığı deneme kitabı Sisifos Söyleni’nde, yaşamın anlamsızlığı, varoluşumuzun saçmalığı gibi intihara yönelen temaları, tarihin ve edebiyatın belirli bazı kişilikleri üzerinden ele alır. Tahsin Yücel’in dilimize kazandırdığı eser, XX. yüzyıl felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmiştir. Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiştir, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.

Ekin Bulut
ekinbulut@gmail.com

Ekin Bulut, 1985 İstanbul doğumlu, Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunudur. Özel bir yazılım firmasında kıdemli yazılım uzmanı olarka görev almaktadır. Fotoğraf çekmeyi, yürümeği, seyahat etmeyi seven Ekin Bulut, tam bir İstanbul sevdalısıdır.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend