Tuna Nehri Akmam Diyor – Rupert Furneaux

19 Eyl Tuna Nehri Akmam Diyor – Rupert Furneaux

İş Bankasının anı dizisinden bir muhteşem kitap daha. Plevne savunmasını anlatan kitapta sadece Plevne’yi değil, aynı zamanda Rusların askeri yetersizliklerini, bulgarların yalanlarını ve Osmanlının yaptığı inanılmaz hataları görüyorsunuz. Özellikle paşaların yaptıkları ve sadrazam olma yolunda şeref ve haysiyetlerini ayaklar altına aldıklarını öğreniyoruz.

Plevne sadece basit bir savaş değil, aynı zamanda bir onur çekişmesi gibi yaşanmış. Osman paşanın yaptıkları, askerlerinin gösterdiği dayanıklılık ve sabır takdirlerin en büyüğünü hak ediyor. Bunun yanında İstanbul’un yardıma gelemeyen ya da gelmeyen ordularının komutanlarının da ne kadar yanlış seçimler olduğunu gösteriyor. Özellikle acemilerden ve araplardan oluşan bir derme çatma orduyla yardıma gidilmesi ve bu ordunun rus ordusunu görünce daha çarpışmadan kaçması bir çok kez yapılan bir hatanın tekrarı gibi geliyor akıllara…

Farklı kaynaklardan bir kaç kez okunması gereken Plevne kuşatmasını herkese tavsiye ederim. Günümüzde çok fazla önemsenmeyen ve bilinmeyen bu savaş aslında birinci dünya savaşına giden yolu açan bir olay olmuş, tüm dünyayı bu alana kitlemiş bir savaştı.

İyi okumalar.

Kitap adı: Tuna Nehri Akmam Diyor
Orijinal adı: The Breakfast War
Yazar: Rupert Furneaux
Çeviri: Şeniz Türkömer, Derin Türkömer
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa: 304
Baskı: 2014
Tür: Anı, Tarih

Tuna Nehri Akmam Diyor – Rupert Furneaux

Arka kapak;
Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne’den çıkmam diyor

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan önce, adını yerel halkın dışında pek de kimsenin bilmediği bir Balkan kasabasıydı Plevne. Rus harekâtını kilitleyen, 145 gün süren kuşatma ve Gazi Osman Paşa kumandasındaki destansı direnişle Batı dünyasının gözleri bu kasabaya çevrildi. Osmanlı dünyasında bu savunma, türkülere kadar uzanan unutulmaz izler bıraktı.

Plevne’de bu kuşatmaya tanık olanlar sadece iki tarafın orduları ve yerel halk değildi. Pek çok Batı ülkesinden gelen gazete muhabirleriyle ressamlar, savaşı iki cepheden de dünyaya naklediyordu. Modern tarihte sıradan insanlar cepheden gelen sıcak haberleri, neredeyse ilk kez günü gününe, kahvaltı masasında okudukları gazetelerden takip etme imkânına sahip olmuşlardı.

Rupert Furneaux, savaşı bizzat yaşayan muhabirlerin tanıklıklarıyla ördüğü bu kitapta, Plevne savunmasını farklı bakış açılarından okuma imkânı sunuyor…

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend