Aşık Hayalet – Jonathan Carroll

03 Ağu Aşık Hayalet – Jonathan Carroll

Jonathan Carroll’a ait Aşık Hayalet, adına bakıldığında bir hayaletin imkansız aşkını konu edinen bir romanı andırıyor. Kapağına bakıldığında ise ucuz bir aşk romanından hallice görünüyor. Fakat kitap bunlardan hiçbiri değil; beklenmeyen derecede farklı bir konu, akıcı bir üslup, renkli karakterler ve kendini tekrar tekrar okutturacak tespitler içeriyor.

Konusuna gelince…

Ben adındaki bir adam bir kış günü karda kayıp düşer ve kafasını kaldırıma çarpar. Normal şartlarda tam da o an ölmesi gerekiyordur. Ruhuna eşlik etmek üzere yeryüzüne bir de hayalet gönderilir. (Kitaba göre hayaletler, bildiğimizin aksine insanın ruhuna ait değildir, öldükten sonra ruhu yönlendirmek amacıyla yaratılmışlardır.)

Fakat iş bu ya, Ben ölmesi gerektiği halde ölmez.

Hayata geri döner. Hayalet bu duruma şaşıp kalmıştır, patronlarından yardım ister. Ancak ölüm meleği de bu duruma anlam verememiştir. Hayaletten işler çözülene dek adamın yanında kalmasını ister. Hayalet bozulsa da kabul eder ve adamın yanında görünmez bir hayata başlar, üstelik adamın sevgilisine de aşık olur.

Şimdi tam burada durun. Tekrar ediyorum, kitap bu noktadan sonra da bir aşk romanına dönüşmüyor.

Ben, ölmesi gerektiği halde ölmediği o kazadan sonra kendinde bir takım gariplikler fark eder. Önceleri aklını yitirmeye başladığını düşünür fakat çok geçmeden gerçeği yani kaderinin iplerini ellerine aldığını fark eder.

Üstelik aynı durumu yaşayan tek insan kendisi de değildir.

Böylelikle dünya üzerinde ilk kez, insanların kaderi tanrıların elinden alınmış olur.

Elbette bunun da bir bedeli olacaktır. Üstelik ağır bir bedel.

Kitap aslında, fantastik bir kurgu üzerinden, insanların kaderlerini ellerine almaları durumunda başlarına gelebilecekleri konu ediniyor.

Kitap boyunca yaşananlar kimi zaman karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor. Ancak sonunda her şey rayına oturuyor ve kitabın metaforlarla süslü yapısına alışıyorsunuz.

Benim en çok sevdiğim kısmı, Danielle adındaki yine ölümü atlatan bir kadının, kendi geçmişine ait benlikleriyle karşılaşmasıydı.

Geçmişe ait benlikleri, yani beş yaşında on yaşında yirmi yaşındaki vs. halleri, gelecek hakkında Danielle’ye pek çok soru sorar ve geleceği öğrenmek isterler.

Ancak asıl değerli olan, Danielle’nin geçmişine sorması gereken sorulardır.

Geçmişi nasılsa yaşadığımızdan, kendi geçmişimize sorulacak bir soru kalmadığını düşünebilirsiniz. Nitekim Danielle de öyle düşünüyor. Fakat biraz düşündüğünde, aslında geçmişi hakkında pek çok şeyi unuttuğunu fark ediyor.

Kitap sunduğu ilginç detayların yanında, size geçmişin değerini de sorgulatmayı başarıyor.

Kitabın sonu açıkçası beni tatmin etti, böyle bir kitaba da böyle bir son yakışırdı bence.

Okursanız keyif alacağınızı tahmin ediyorum.

Hayaletlerle, verzlerle, konuşabilen ve düşünebilen köpeklerle, içimizdeki iyilik ve kötülüğün benlik bulmuş halleriyle dolu ilginç bir kitap.

İyi okumalar dilerim!

Kitap adı: Aşık Hayalet
Orijinal adı: The Ghost in Love
Yazar: Jonathan Carroll
Çeviri: Nazan Arıbaş
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa: 328
Baskı: 2010
Tür: Roman

Hemen satın alın

asik-hayalet-jonathan-carroll

#Aşık Hayalet – Jonathan Carroll #Aşık Hayalet #Jonathan Carroll

Zeynep Yılmaz
zeynep96yilmaz@gmail.com

1996 İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan okuyucumuz, kitap okumayı ve yazmayı çok seviyor.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend