Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

31 Oca Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

Kısacık kitaba sonsuz duygu ve koca bir yaşam sığdırmayı başaran yazar deyince aklıma Stefan Zweig’dan başkası gelmiyor artık. Satranç ile beni fazlasıyla etkileyen yazar, “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” ile kendi çektiği çıtanın ötesine geçmeyi başardı bile.

Bir erkeğin, adından bile bahsetmeyen bir kadının ağzından, aşkı böylesine naif ve ince anlatabiliyor olması mucize gibi. Bu bilinmeyen kadına başlarda kızıyorsunuz. Onun neredeyse obsesifliğe varan tek taraflı aşkını küçümsüyor hatta abartılı bulabiliyorsunuz. Ama sonra kitap sizi öyle bir içine çekiyor ki kendinizi kadının yerine koyarken buluyor, bu kez bu tek taraflı aşkın yöneldiği adama kızmaya başlıyorsunuz.

Kadın mektubunda sürekli “Sen beni hiç tanımadın.” dese de aslında karakterlerin yolu çoğu kez kesişmiştir. Kadın ilk olarak on üç yaşında, içinde büyük ve safi bir hayranlıkla gelip geçer adamın hayatından. Fakat adam o küçük kıza baktıysa bile esasen onu görmemiştir.

Aradan zaman geçer, bu kez tutkulu bir genç kız olarak çıkar adamın karşısına. Çaresizce adamın onu tanımasını bekler. Ama ne yazık ki adamın gözlerinde yabancılıktan başkası yoktur. Kızı çekici bulduğundan onunla birlikte olur, bir yolculuğa çıkacağını ve döndüğünde ona haber edeceğini söyler. Ne var ki adam döndüğünde, kadını yeniden unutmuş ve kendi hayatına kapılıp gitmiştir.

Kadın, adamın çocuğunu hiç ses etmeden dünyaya getirir ve onu büyütebilmek için kendini satmaya başlar. Aradan yine zaman geçer ve bu kez adamın karşısına bir hayat kadını kadar aşağı konumda çıkar. Asıl acı olan bu değildir, adam onu bir kez daha tanımaz, kadın buna rağmen adamın teklifini bir kez daha reddedemez.

Yolları yeniden ayrılır. Kadın ölüm vakti geldiğinde adama bir mektup yazar ve her şeyi en başından anlatır ona. Ömrü boyunca bütün aklını meşgul eden bu aşkı açığa çıkarmamasının, tek taraflı yaşamasının tek nedeni, aynı şeyleri hissetmeyen adamda bir yük oluşturmamaktır. Fakat böylesine aşk denebilir mi? Okuyucuyu bu soruyla yüz yüze getiren kitap, her zamanki gibi etkileyici psikolojik tahlilleriyle etkilemeyi başarıyor.

Kürk Mantolu Madonna’dan beri, cümleleri beni bu kadar derinden etkileyen bir kitap okumamıştım.

Kitaptan bazı alıntıları da buraya ekliyor, iyi okumalar diliyorum:

“Adam, duyguya ait hatırların varlığını hissediyor, ama onları yine de hatırlayamıyordu. Sanki bütün bu kişileri rüyada görmüş gibiydi, sık sık görmüştü onları, ama sadece bir rüya görme haliydi.”

“Sen yine benliğinin bütün o açık ve yürekten sıcaklığıyla benimle konuştun ve yine bana hiçbir mahrem soru sormadın, ben olan kişiye tamamen meraksızdın. Bana adımı, nerede oturduğumu sormadın: senin için tekrar yalnızca serüvendim, adsız olandım, unutuşun sisleri arasında bütünüyle eriyip giden ateşli saatlerdim.”

“Fakat sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?”

Kitap adı: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Orijinal adı: Brief Einer Unbekannten
Yazar: Stefan Zweig
Çeviri: Ahmet Cemal
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Modern Klasikler Dizisi
Sayfa: 68
Baskı: 2015
Tür: Roman

bilinmeyen-bir-kadinin-mektubu-stefan-zweig

Zeynep Yılmaz
zeynep96yilmaz@gmail.com

1996 İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan okuyucumuz, kitap okumayı ve yazmayı çok seviyor.

8 Yorum
  • bloggokhantekin@gmail.com'
    Gökhan
    Posted at 14:04h, 17 Eylül Cevapla

    Stefan Zweig’in okuduğum ilk kitabı, bir okumaya okumuştum bu kitabı , 68 sayfa olduğu için çok kısa sürmüştü. Yazınızda bahsettiğiniz Sabahattin Ali’nin kürk mantolu Madonna kitabını da merak ettim.
    Elinize sağlık kitabı çok güzel yorumlamışsınız.

  • ustun.pelin@hotmail.com'
    pelin üstün
    Posted at 21:43h, 29 Ekim Cevapla

    Daha önce Stefan Zweig’in “Korku” adlı romanını da okumuştum ve çok beğenmiştim.. “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” ise hüzünlü bir öykü. Bence okunması gereken güzel ve sürükleyici bir kitap. Özellike öyküdeki kadın karakterin çocuğunu büyütmek için yaşadığı hayat ve aşık olduğu kişiyle tekrar karşılaşması kitapta duyguların yoğunlaştığı bölüm diyebiliriz.

    Güzel bir yorum. Elinize sağlık.

  • seymabetul_ozan@hotmail.com'
    Seyma
    Posted at 22:59h, 04 Kasım Cevapla

    Yorumunuz efsane. Kitabı yorumlanacak en güzel şekilde yorumlamışsınız. Elinize sağlık

  • ekicikubra0805@gmail.com'
    Kübra
    Posted at 14:05h, 12 Kasım Cevapla

    Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu; eşsiz güzellikte bir kitap. Zweig, her zaman olduğu gibi yine ruhunuzun en derinine işlemeyi başarıyor. Psikolojik çöküntüleri betimle tarzıyla kendine tutsak ediyor okuru. Aşkın karşılık beklemeden, sevginin anlamını,sorumluluk duygusuna yüklemeden kaleme almış eserini. Dram ise kadının çekmiş olduğu acılarda değil; bilinmeyen kadın hayata gözlerini yumduğunda bile tanınmamasında …

  • vildankirmiziaslan@yahoo.com'
    Vildan
    Posted at 09:46h, 16 Ocak Cevapla

    Zaman kaybından baska birşey değil
    Lise seviyesi aşk ve heyecan arayanlar okusun. Abarttıkça abartmışsınız kitabı

  • nilkhedef@gmail.com'
    NAZMİYE İLKHEDEF
    Posted at 13:52h, 07 Eylül Cevapla

    Kitap eşsiz güzellikte,hatta aşk meşk kitaplarını sevmediğim halde ara vermeden okudum bir solukta.Esas güzel olan kitabı bu kadar iyi şekilde yorumlamanız.Bundan sonra sayfanızda yorumları okuyup okumadığım kitaplar arasında seçim yapacağım.Çok teşekkür ederim yüreğinize emeğinize sağlık…

  • tokmeserret92@gmail.com'
    Mes T
    Posted at 02:15h, 19 Aralık Cevapla

    Yazıldığı döneme göre değerlendirildiğinde oldukça değerli bir kitap.
    Fakat günümüze baktığınızda klişe haline gelmiş olaylar silsilesi. Çünkü günümüz aşk dizileri ve filmlerinde gördüğümüz olaylar bu kitapta da var. Okudukça olayları tahmin etmeniz muhtemel hale geliyor.
    Sıkılabilirsiniz. Ben aşktan öğüren biri olarak bitirene dek bunaldım açıkçası.

  • semasemray@gmail.com'
    Semra Semra
    Posted at 01:45h, 15 Mart Cevapla

    Ben bu kitapdan gerçekten etkilendim fakat bilmiyorum belki aptalca ama bence bu mektuplar gerçekten var ve Stefan Zweig bence ona yazilmis ya da ben çok etkilendim ama icimden bir ses bunu diyor…
    Çok sürükleyici bir kitap 1 saat de bitirdim hatta bir ara gozumden yaş bile geldi her neyse çok güzel bir kitap…

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend