Can – Andrey Platonov

01 Tem Can – Andrey Platonov

Stalin rejimi tarafından yasaklanan, değeri bilinmeyen ve sakıncalı olarak görünen Rus yazar Andrey Platonov’un gerçekçiliği ile yüzünüze tokat gibi çarpan romanı. Can, başından sonuna kadar umudu ve herşeye yeniden başlamanın, yaşamın bitmek bilmeyen yaşama isteğini ve bunların değerini anlatıyor okuyucuya. Tabi bunu yaparken hiç yaşamak istemeyenleri, hayattan bıkmışları yani Can halkını gösteriyor.

Can halkı, Sovyetler Birliği sınırları içinde bulunan, Özbekistan’la Türkmenistan arasında, çok sert iklime sahip coğrafyada yaşayan fakir ve göçebe bir halktır. Kitabımızın kahramanı ve umut simsarı Nazar Çagatayev de, Moskova’da öğrenimini tamamlamış, halkı sosyalizmle buluşturmak için devlet tarafından görevlendirilmiş bir halk çocuğudur. Vermiş olduğu bu mücadele sizi okurken bile dehşete düşürüyor ve zaman zaman tahammül sınırlarınızı zorluyor. Ama Çagatayev bıkmıyor usanmıyor asla vazgeçmiyor. Ve gün geliyor hedefine ulaşıyor. Ulaşıyor ama ulaşana kadar geçen bu zamanda çok şey görüyor çok şey kaybediyor. Fakat kazanılabilecek en büyük zaferi kazanıyor. Verdiği mücadelenin meyvesi olan yaşamı kazanıyor.

Ek bir bilgi olarak şunuda belirtmek isterim. Sait Faik öykü ödülünü alan, Ahmet Büke’ye göre Can, dünyanın en iyi romanıdır. Rus yazarın değerinin bilinmediğini, yazılmış olan bu eserin en iyi roman olduğunu söyler.

Çok bilinmeyen değerli yazar Andrey Platonov’u keşfetmeniz için bir fırsat niteliğinde olan Can adlı kitabı bir an önce okumanızı tavsiye ederim.

İyi okumalar.

Kitap adı: Can
Orijinal adı: Can
Yazar: Andrey Platonov
Çeviri: Günay Çetao Kızılırmak
Yayınevi: Metis Yayıncılık
Sayfa: 152
Baskı: 2010
Tür: Roman

can-andrey-platonov-2

Arka kapak
“Biliyorum o halkı ben, orada doğmuştum,” dedi Çagatayev.

“Bu yüzden gönderiyorlar ya seni oraya,” diye açıkladı sekreter. “Ne denirdi o halka, hatırında mı?”

“Bir şey denmezdi,” diye yanıtladı Çagatayev. “Ama kendi kendisine kısa bir ad vermişti.”

“Nasıl bir ad?”

“Can. Ruh ya da tatlı hayat anlamında. O halkın, ruhundan ve kadınların, anaların ona bağışladığı tatlı hayatından başka hiçbir şeysi yoktu – halkı doğuran analardır çünkü.”

Sekreter kaşlarını çattı ve kederlendi.

“Demek varı yoğu göğsündeki yüreğiymiş, o da çarptığı sürece…”

“Sırf yüreği,” dedi Çagatayev onaylayarak, “bir tek yüreği; vücudunun dışında kalan hiçbir şeye sahip değildi. Zaten hayat da onun sayılmazdı, yaşadığını sanırdı sadece.”

Gerek dili gerekse dünyaya bakış açısıyla sadece çağının değil tüm zamanların edebiyatında apayrı bir yere sahip olan Platonov’un bu kısa romanı, “İnsan ne için yaşar?” sorusu üzerine derin, sarsıcı ve özgün bir tefekkür niteliğinde. Hayata duyulan inancın dönüştürücü gücünün öyküsü Can; açlığın, yokluğun, unutulmuşluğun ve süreğen acının hissizleştirdiği bir halkın uyanışının öyküsü. En tanıdık konuyu bile ilk kez ele alınıyormuşçasına ilginç kılan ve tüm eserleri sadece insana değil, bir bütün olarak doğaya yönelik muazzam bir sevgi ve şefkatle ışıldayan Platonov’un Can’ı, edebiyatseverleri derinden etkileyecek güçlü bir roman.

#Can – Andrey Platonov #Can #Andrey Platonov

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend