Cimri – Moliere

23 Eki Cimri – Moliere

Moliere’in okuduğum ikinci tiyatro eseri Cimri’de ilkinden eksik olmayan bir tat aldım. Yine mükemmel diyaloglar yine mükemmel karakterler ve yine mükemmel bir komedi ile dram karışımı. Bazen bazı kitaplar görürüz ya da elimizde incelerken yazarı görünce tamam deriz ya hani, kötü bir eser olmadığından daha doğrusu mükemmele yakın birşey okuyacağımızdan emin oluruz ya işte Moliere’de benim için o yazarlardan biri. Her kitabında eşsiz üslubuyla beni etkileyeceğinden emin olduğum, eşsiz ustalardan.

Konuusna şöyle kabaca bir değinecek olursa; Paris’te zengin bir aile ve bu ailenin cimri mi cimri babası Harpagon’un hayatından bir kaç gün. Bu bir kaç gün 5 perdelik bir oyunda toplanmış. Canından bezen kızı Elise, oğlu Cléante ve hizmetkarları, artık Harpagon’dan bıkmış usanmışlardır. Harpagon’da onlardan tabi. Kızını ve oğlunu zengin ailelerle evlendirip onlardan ucuz yollu kurtulma derdindedir. Fakat Elise, babasının yardımcısı olan Valère’yi, Cléante ise maddi sıkıntılar çekmekte olan Mariane’yı sevmektedir. Çocuklarının hiçbir şeyi ile ilgilenmediği gibi bu istekleri ile de ilgilenmez ve bu isteklerini bilmez. Daha doğrusu parasıyla ilgilenmekten başka hiçbir şeye zaman ayırmaz Harpagon. Aklından geçen tek şey paralarıdır. Hatta olaylardan o kadar habersizdir ki oğlunun istediği kadını kendisine almak ister. Tabi oğlunun bu isteğinden haberi yoktur. Maddi sıkıntılar çeken Mariane’nin ailesi de bunu destekelr. Harpagon ise bazı yalanlarla kandırılmış, kızın zengin olduğunu, düğün masrafının olmadığını bilir. Tüm bu olayların arasında Harpagon paralarına birşey olmaması için tüm parasını bahçeye gömer. Tabi bundan sonra olaylar daha da karışır. Harpagon Mariane’yi yemeğe davet eder. Yemekte oğlu Mariane’yi görür ve gözlerine inanamaz. Tabi bundan sonrası daha da bir karışır…

Moliere’in 17. yüzyılda yaşamış para düşkünü fransızları anlatıyor. Dönemin zenginlerinin hayatlarını, değer yargılarını, sevgi anlayışlarını, evlat ve ebeveynlerin davranışlarını bizlere özetliyor. Kısa bir diyalogda bile neyin ne olduğu apaçık gözler önüne sergileniyor.

Tabi burda belirtmeden geçmek istemediğim bir nokta var. Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirisi ile bu kadar güzel bir akıcılıkla okunduğunu düşünüyorum Cimri’nin. Gerçi Sabahattin Eyüboğlu’nu görünce bunu belirtmek gerekli midir değil midir bilemedim ama ustayı bilmeyenler olabilir, belirtmek gerek diye düşünerek, bu paragrafı ekledim.

Tiyatro severlerin kaçırmayacağından emin olduğum Cimri’yi önce tiyatro severlere sonra da herkese şiddetle tavsiye ediyorum.

İyi okumalar.

Kitap adı: Cimri
Orijinal adı: L’avare
Yazar: Moliere
Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Sayfa: 133
Baskı: 2010
Tür: Tiyatro

Hemen satın alın

cimri-moliere

Kitap Etiketleri:
, , ,
Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

3 Yorum
  • Bu Ay Okuduklarım - Ekim 2015
    Posted at 19:44h, 25 Kasım Cevapla

    […] Moliere’in okuduğum ikinci tiyatro eseri Cimri’de ilkinden eksik olmayan bir tat aldım. Yine mükemmel diyaloglar yine mükemmel karakterler ve yine mükemmel bir komedi ile dram karışımı. Yazının devamı için… […]

  • drgulinonat@hotmail.com'
    Gülin rodoplu
    Posted at 22:18h, 14 Ocak Cevapla

    Çok güzel, okunası bir tiyatro eseri. Okurken gülümseten bu eserin başında yer alan moliere’ in ilginç hayatı da dikkate değer..

    • Metin Yılmaz
      Posted at 11:06h, 15 Ocak Cevapla

      Kesinlikle öyle, kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar yüzünüzden gülümseme eksik olmuyor. Tüm eserleri dilimize çevrilir ve tüm eserlerini okuma şansımız olur diye ümid ediyorum.

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend