Demiryolu Çocukları – Edith Nesbit

13 Ara Demiryolu Çocukları – Edith Nesbit

Uzun zaman önce okuduğumu sandığım ama başlayınca hiç hatırlayamadığım bir kitaptı Demiryolu Çocukları. O kadar güzel o kadar samimi bir kitap ki Demiryolu Çocukları, kendinizden, çocukluğunuzdan birçok satır bir çok paragraf bulacaksınız ve bitsin istemeyeceksiniz. Mutlaka ama mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

Çok eskilere, çocukluğunuza doğru yolculuklara çıkacağınız, bazı yerlerinde evet benimde böyle anılarım var diyeceğiniz bir kitap Demiryolu Çocukları. O kadar içten bir anlatımla yazılmış, o kadar dokunuyor ki bir yerlere inceden, şaşkınlıkla okuyorsunuz. İfade edebileceğim tüm cümleleri kurmaya çalışıyorum ama inanın bunlar sizin için bir şeyleri ifade etmekten çok, kafa karışıklığına belki de gereksiz bir beklentiye neden olacaktır. Bu yüzden siz en iyisi alın ve bu kitabı bir an önce okuyun. Çünkü sizde hissettirdiklerini görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız. Şimdi ben burada sayfalarca yazsam dahi bir şey değişmez inanın. Siz alın ve bir an önce başlayın bu güzel kitaba.

Kitabın konusuna kabaca değinecek olursam, şunları yazabilirim. İşleri kötü giden bir aile, suçsuz yere hapse giren bir baba ve taşınmak zorunda kalan bir aile. Taşınılan yer ise huzur deposu, doğa ile iç içe mükemmel bir sakinliğe sahip, eşsiz bir yer. Tabi ilk etapta zorlukları var. Ama aşılmayacak şeyler değil. Tabi bir de trenlerimiz var yakınlardan geçen. Geçerken bizlere bakan gözler var. Her gözde ayrı bir hayal ayrı bir beklenti hayata dair.

Dedim ya çok ama çok güzel çok içten diye yalan söylemedim. Sadece bu kadarlık bir özetten bile anlaşılıyor değil mi? Yoksa anlaşılmıyor mu? O zaman siz en iyisi başlayın okumaya.

İyi okumalar.

Kitap adı: Demiryolu Çocukları
Orijinal adı: The Railway Children
Yazar: Edith Nesbit
Çeviri: Fügen Yavuz
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa: 216
Baskı: 2016
Tür: Çocuk Kitapları

Demiryolu Çocukları – Edith Nesbit

Arka kapak;
Londra’nın zengin bir semtinde oturan Roberta, Peter ve Phyllis çok mutlu bir yaşam sürüyorlardı. Ancak ailelerinin başına gelen bir şanssızlık sonucu büyük şehirdeki hayatlarına veda etmek zorunda kaldılar. Babaları uzun bir süreliğine uzaklara gidince, çocuklar anneleriyle birlikte küçük bir köye taşındılar. Köyde yaşamanın bazı zorlukları vardı ve başlangıçta çok şaşırtıcı şeyler gördüler. Ancak zamanla yeni dostlar edinince, köy hayatının da çok eğlenceli ve hatta maceralı olabileceği ortaya çıktı.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend