Dikiş Nakış – Marjane Satrapi

27 Eyl Dikiş Nakış – Marjane Satrapi

Dikiş Nakış, Marjane Satrapi’nin bir solukta okunan güzel bir çizgi romanı. Aslında erkekler için çok farklı bir deneyim. Yani kendinizi bir anda bir kadınlar matinesinde gibi hissedebilirsiniz. Çok özel sırlar açığa çıkıyor ve sizde duyuyorsunuz gibi bir durum var.

Kitabın aslında genel durumu bu. Bir gün ortamı var ve bu ortama destursuz giriyoruz. Neler neler öğreniyoruz bir bilseniz… İşin şakası bir yana kitabın bizlere sunduğu anlatım, çizgilerle o kadar güzel desteklenmişki bir tür görsel şölen gibi ilerliyor. Zaten yazarın kendisine saygımız büyük. Büyük bir işin altına girmiş ve büyük bir cesaret göstererek Persepolis gibi bir çizgi romanı çıkartmış. Öylesi bir eserden sonra yaptığı her çalışma sargusuz sualsiz edinilmeli diye düşünüyorum.

Evet belki Dikiş Nakış az biraz farklı bu çizgiden, ya da bizlere belki biraz uzak bir durumu anlatıyor. Ama işte dediğim gibi bu artık saygımızı kazanmış bir yazarın tüm eserlerinei bünyeye sindirme işi. Alakalı olsun ya da olmasın farketmez diye düşünüyorum. Kaldı ki Dikiş Nakış çok güzle bir çizgi roman ve bir solukta okunan cinsden.

Bu sebeplerle şiddetle tavsiye ediyorum. Alınız, okuyunuz.

Kitap adı: Dikiş Nakış
Orijinal adı: Embroideries
Yazar: Marjane Satrapi
Çevirmen: Şule Çiltaş
Yayınevi: Minima
Sayfa: 130
Baskı: 2008
Tür: Çizgi Roman

dikis-nakis-marjane-satrapi

Dikiş Nakış – Marjane Satrapi


Arka kapak;
Satrapi, Persepolis tekinden farklı, daha öznel bir bakış açısıyla, başka bir İran anlatıyor. Böylesi sıkı bir rejim altında yaşayan kadınların, semaver başı “çok özel” hatta “kırmızı noktalı”
sohbetlerini ve deneyimlerini paylaşmak için bir bardak sıcak çay eşliğinde okunması şiddetle tavsiye edilir.

Bu kitapta, özellikle öğlen yemeklerinin sonrasında evde semaverden sorumlu genç kız olan çizgi Marjane, anneannesi ve diğer kadınların cinsellikle ilgili sohbetlerine tanık oluyoruz. İran ö/elinde bizim gibi toplumlardaki kadın erkek ilişkilerini “yemekler biter, erkekler koltuklara yayılır. kadınlar mutfağa koşar” biçiminde özetleyen Satrapi, çay faslına geçildiğinde farklı hı«ii n ‘paradigmayı’ anlatmış. Dikiş Nakış, kadınların başkahraman olduğu ‘kadın kadına’ bir sohbet aslında. Bu sohbet esnasında her kadın geçmişte yaşadığı bir aşkın burukluğunu aktarırken arka planda
İran devrimini. Üçüncü dünyalılığı, tabuları, kimlik sıkıntılarını görüyoruz yine.

Satrapi’yi okurken -izlerken demeliyim belki de- çizgilerinin gücüne hayran olmamak elde değil. Ancak kullandığı tonun en a/ desenleri kadar önemli olduğunu da teslim etmek şart. Anlattığı ve tartıştığı konuların ağırlığı ortada. Satrapi’nin İzlediği taktiğin ıııruculuğu bu ağır konuları aynı ağırlıkla tartışmamasından kaynaklı. k ı MI c ü ya/ar, kara mizahla da bu işin yapılabileceğini
kanıtlamış durumda…

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend