Güneş Yiyen Çingene – Buket Uzuner

08 Şub Güneş Yiyen Çingene – Buket Uzuner

Birbirinden çok farklı gibi görünen dokuz hikayenin bittiğinde oluşturduğu tek bir tabloyu görüp, şaşırabileceğiniz güzel bir kitap “Güneş Yiyen Çingene”.

Tabloya vurulan ilk fırça darbesi, çoğu eleştirmen tarafından kitabın en iyi hikayesi olarak görülen: “Mor ve Ötesi”. Bana kalırsa, en güzel olmasa da en zor hikaye. Oldukça dinamik başka deyişle bir film gibi ilerliyor. İç konuşmalar, şimdiki konuşmalar, geçmişe dönüşler…En sonunda başka zamanlarda, başka koşullarda yaşamış kadınların birbirlerine ne kadar benzeyebileceğini görüyorsunuz.

İkincisi yani “bir yaz dönümü gecesi için süit” ise daha çok bir şiir tadı veriyor. Özellikle Bertan’ın ağzından çıkan her cümle bir yere not etmelik. Bir insanın gerçek hayatta bu kadar ‘düşünülmüş’ konuşabileceğine inanmıyorum açıkçası, bu da bana hikayeyi okurken Bertan’ın aslında gerçeklikten uzak bir karakter olduğu hissini verdi. Bir hayalden mi ibaretti? Aslı nedir bilmiyorum. Bertan’ın cümlelerinden bir örnekle bitiriyorum:

“Terk eden, aslında ilk önce terk edilendir. Beni terk ettiğin gün, çok daha önce ben seni bir şekilde terk etmişim demektir.”

“Gerçekliğe ve Ülkesine Yenik Düşmeyen Düşler” adını ve altındaki Borges’dan bir alıntıyı gördüğüm zaman çok heyecanlanmış ve Borges’un “Yorgun bir adamın düş ülkesi” gelmişti aklıma fakat aradıysam da bu hikayeye bir gönderme bulamadım. Düş, ülke ve Borges kelimelerinin bir araya gelişi muhtemelen yalnızca bir tesadüften ibaretti.

“Cağaloğlu’nda Metamorfoz”, Türkiye’deki yayın sürecine eleştiri niteliğinde olsa gerek. Kitaptaki bahsedilen kadın yazar, tek bir yazar değildi benim fikrime göre. Dosyasının renginin sürekli değişmesi ve dış görünüşünün herkesçe farklı hatırlanması, bahsedilen kadını bir simge haline getirdi kafamda.

“Anais’in Saklı Mektupları”, hikayeler içinde beni en fazla etkileyenlerden biriydi, fantastik doz yüksek olduğundan mütevellit.

“Hayatımdaki Bütün Erkekler” bence bir kadının okuyabileceği en güzel hikayelerden biri. ‘Babam, kardeşim ve sevgilim’, hepsi aşkın başka bir türü. Yazarın daha önceki romanlarında da izini sürebileceğiniz, aşkın türlerine değiniyor bu hikaye. Sonunu tahmin edebilseniz de sonu için okunmayacak bir hikaye.

“Kadın Adamın Kadın Kızı Olur”, kürtajda kadın ve erkeğin söz hakkı konusunda farklı bir bakış açısı getiriyor. Üçüncü bir kişinin söz hakkı yani…

Kitaba adını veren “Güneş Yiyen Çingene” ise, kitabın arka kapağında da yazan “erişilemeyecek hiçbir şey yoktur, her şey insanın kafasında” mesajını veriyor. Güneşi düşlemeyi öğretiyor. Şiirleri, çekmecelerden çıkarmamızı öğütlüyor. Erişilemeyecek yok mudur gerçekten bu dünyada kararsızım, belki bu da benim kendi kafamdaki engellerden kaynaklanıyor. Ama hikayenin sonundaki “Şiirlerimi çekmecemde saklamıyorum artık.” cümlesi çok güzel bir tat bırakıyor.

Bu tabloya vurulan son fırça darbesi ise “İçine Kadın Giren Erkek” adlı hikaye. Buket Uzuner, neyi düşünerek yazdı bilemiyorum bu hikayeyi ama bana çoğu aşk evliliğin sonunda içine düştüğü “fazla bitişikliğin” misali gibi geldi. Ne var ki bu durumda, bunalmışlıktan kaçan ve kaderi belirleyen “kadın” oluyor sadece. Sanki bunun rahatsız edici yükü yalnızca erkekteymiş gibi…

Diğer teorim de aşkı koruyabilmenin imkansızlığı?

Eğer bu noktaya kadar okuduysanız, çoğu hikaye yorumunun varsayımlara dayandığını görmüşsünüzdür mutlaka. Zaten hikayelerin de en önemli özelliği bu bana kalırsa. Bir başkası okuduğunda hikayenin ifade ettiği anlam çok değişecektir, eminim. “Gerçekliğe ve ülkesine yenik düşmeyen düşler”de geçen çok hoş bir ifadeyle bağdaştırdım şimdi böyle söyleyince:

“…içi boyanmamış bir resim gibi her renge açık…”

İyi okumalar dilerim,

Sevgiler…

Kitap adı: Güneş Yiyen Çingene
Yazar: Buket Uzuner
Yayınevi: Everest
Sayfa: 116
Baskı: 2008
Tür: Hikaye/Öykü

gunes-yiyen-cingene-buket-uzuner-2

#Güneş Yiyen Çingene – Buket Uzuner #Güneş Yiyen Çingene #Buket Uzuner

Zeynep Yılmaz
zeynep96yilmaz@gmail.com

1996 İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan okuyucumuz, kitap okumayı ve yazmayı çok seviyor.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend