İvan Denisoviç’in Bir Günü – Aleksandr Soljenitsin

27 Kas İvan Denisoviç’in Bir Günü – Aleksandr Soljenitsin

Aleksandr Soljenitsin yeni tanıştığım bir sovyet yazarı. Stalin döneminde yazarlık yapmış ve kitapları sansüre uğramış, nobel ödülü kazandığında, baskıcı rejimden dolayı vatandaşlıktan çıkarılmış, romanlarında anlattığı hikayeleri ile sovyet zamanı baskılara, yokluklara, zulme, kayıp giden yaşantılara ışık tutmuş. Öyle ki bu kitap, Stalin rejimine karşı yapılanda bir eleştiridir ve döneminde çok ses getirmiş.

Bu kitap yazarın okuduğum ikinci kitabıydı ve ilki gibi – Kreçetovka İstasyonu’nda bir olay, Matriyona’nın evi – vurucu, içimi ürperten, etkisini kaybetmeyen bir romandı.

Soljenitsin’in şimdiye kadar okuduğum kitaplarında arka planda her zaman soğuk bir iklim, kahramanların iklimle olan mücadelesi, toplum içindeki bulunduğu konum, yazarın tasvirleri o kadar etkileyiciki, kitabı okurken veya bitirdikten sonra, iyi anlamda yorulduğunuzu, o iklimden çıktığınızı, hissediyorsunuz.

Yazara karşı yapılan yorumlardan biri de rus edebiyatında, Dostoyevski ve Tolstoydan sonra geleneği devam ettirdiğidir. Kitaplarındaki realizim ve betimleme gücü, bir okur olarak beni soluksuz bırakıyor.

Kitabın konusuna gelirsek, tıpkı adı gibi, roman karakterimizin yani Ivan Denisoviç’in yada Şuhov’un, Stalin dönemi kurulan çalışma kamplarının birinde geçen gününü anlatıyor. Hikaye, kahramanımızın ranzasından uyanmasıyla başlayıp, yatağa dönene kadar geçen sürede yaşadığı olaylar, çevresinde ki insanlar, kampa yeni gelenler, gardiyanlar ve çevre etrafında dönüyor.

Her bir kısımda yan karakterlerin de hikayelerine değinen, arka planda zor şartları, soğuk bir kış gününü, baskıcı rejimi, insanların değer yargılarını, kamp içinde dönen düzeni, o kadar basit ve realist biçimde anlatıyor ki, bir okuyucu olarak bunları hissedebilmek, romana dahil olmak güzel bir deneyim oluyor.

Hikaye beni zaman zaman kendi gerçekliğime de, askerlik yaptığım döneme götürdü. Anlatılanlara benzer şartlar ve deneyimlerde ben de bulunduğumdan, romanın etkisi benim üzerimde daha da etkili oldu.

Soljenitsin’nin kitapları İletişim yayınları tarafından yayınlanmata ve çevirsini Mehmet Özgül yapmış.

Okunabilirlik olarak akıcı, olay örgülerine hemen dahil olabildiğiniz bir kolaylık sağlamakta. Umarım bu yazarın diğer kitapları da gelir.

Çaresizliğin, mahkumiyetin yolculuğuna çıkmak isterseniz Ivan Denisoviç’in Bir Günü bunu için ideal olabilir.

Kitap adı: İvan Denisoviç’in Bir Günü
Orijinal adı: Один день Ивана Денисовича
Yazar: Aleksandr Soljenitsin
Çeviri: Mehmet Özgül
Yayınevi: İletişim Yayınları
Sayfa: 160
Baskı: 2016
Tür: Roman

İvan Denisoviç’in Bir Günü – Aleksandr Soljenitsin


Arka kapak;
Yayımlandığında dünyada hem edebi hem de siyasi yankı uyandıran İvan Denisoviç’in Bir Günü, Stalinist baskıyı edebiyata taşıyan ilk roman.

Aleksandr İsayeviç Soljenitsin İvan Denisoviç’in Bir Günü’nde, toplama kamplarındaki acımasız yaşama ve çalışma koşulları karşısında onurunu ve haysiyetini korumaya çalışan insanları anlatıyor. Kirli, soğuk ve adaletsiz bir ortamda hayata tutunan mahkûmların, insanlık dışı düzene nasıl direnç gösterdiklerini resmediyor. Romanın kahramanı İvan Denisoviç, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların elinden kaçtıktan sonra, ajan olma şüphesiyle Sovyet hükümeti tarafından gözaltına alınır ve sürgüne gönderilir. Buzlar altındaki Sibirya sürgününde, açlık ve dayak tehdidi altında on yıl geçirecektir. Soljenitsin’in kendi anılarından yola çıkarak yazdığı roman, 1962 yılında yayımlandığında Sovyetler Birliği’nde büyük yankı uyandırmış, kısa sürede toplatılmış ve yasaklanmıştı. Stalinist dönemin yazarlar üzerindeki siyasi baskısını anlamak için okunması gereken bir roman.

“Doktor Jivago’ya kadar hiçbir ilk roman modern Rus edebiyatında, nadide bir eser olan İvan Denisoviç’in Bir Günü kadar heyecan uyandırmamış ve fırtınalar koparmamıştı.”
Davıd Stewart Hull

Ekin Bulut
ekinbulut@gmail.com

Ekin Bulut, 1985 İstanbul doğumlu, Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunudur. Özel bir yazılım firmasında kıdemli yazılım uzmanı olarka görev almaktadır. Fotoğraf çekmeyi, yürümeği, seyahat etmeyi seven Ekin Bulut, tam bir İstanbul sevdalısıdır.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend