Kadının Adı Yok – Duygu Asena

18 Şub Kadının Adı Yok – Duygu Asena

Bu kitabı okuduğumda lisedeydim.
Hayatı yeni keşfediyor, çocukluktan genç kızlığa adım atıyor ve hayattımın değiştirilemez gerçekleri olan, ‘toplum baskısı’, ‘aile baskısı’, ‘inanç’, gibi önemli tabularla yaşıyor, herkesi herşeyi buna göre değerlendiriyordum.

Lisede en yakın iki kız arkadaşımla inançlarımızı değerlerimizi yaşam şartlarını ve geleceğimizi tartışırken bir gün, benden yaşça biraz büyük olup ailesi parçalanmış, küçük yaşta olgunlaşmak zorunda kalmış, çok sevdiğim ve fikirlerine değer verdiğim bir arkadaşım, adaşım, o güne kadar inandıklarımı temelden sarsan bir konuşma yapıp zihnimde yeni pencereler açmıştı hiç unutmam.

Duygu Asena’ya o dönemler toplumun bir kısımı, feministim diye geçinip özgürlükleri savunan ‘kötü kadın’ gözüyle bakıyor, onu durmadan yargılıyordu.

Ben de içinde büyütüldüğüm demokrat ama mutaasıp aile yapımın bir sonucu olarak kendisine önyargılı bakıyor, ama tanımayı, okumayı denemiyordum bile! Hayata baktığım kalıplarla Duygu Asena’yı da yargılıyordum kendimce!

İşte o gün, o konuşmanın bir yerinde Kadının Adı Yok kitabından bahis açıldı ve ben yine bilmeden Duygu Asena’yı sevmediğimi, fikirlerinin bana ters geldiğini dile getirdim. Aynı adı taşıdığım arkadaşımsa bana onu hiç okuyup okumadığımı sordu. Aslında Duygu Asena’nın bu klasikleşmiş kitabının bizlere dayatılan tabuları nasıl da sorguladığını, kadınların bu ülkede nasıl baskı altında yaşadığını, hepimizin bu kalıpları sorgulamamız gerektiğini anlatıp mutlaka okumam gerektiğini, fikirlerine benim de hak vereceğimi söyledi!

İşte benim 13-14 yaşlarıma kadar öğrendiğim ve sorgulamaya bile korktuğum herşeyi yeniden ele alıp kendime yeniden bir inanç, duruş, kişilik oluşturma serüvenimin başlangıç noktasıdır “Kadının Adı Yok” kitabıyla, Duygu Asena’yla tanışmam!

Bu kitap, kimilerince abartılı bulunan diliyle ve hikayesiyle çok sarsıcı, kimilerince baş karakterin olaylara bakışı ve yaşam tarzıyla çok radikal ve kimilerince de sadece isyankar bir feminist kalemden çıkmış, erkek düşmanı, özgürlükle ahlaksızlığı birbirine karıştıran bir kitap olarak değerlendirilip yargılansa da; Türkiye’de doğan her kadının mutlaka okuması gereken, kendi hayatını, inançlarını, çevre baskısı ve tabuları sorgulaması gereken ve ne yazık ki her gün her an sapık zihniyetlerin tacizi altında büyürken, kitapta olanlardan da kendi hayatına pay çıkarması gereken değerli bir kitap!

Bu hafta özellikle bu kitabı yazmamın en önemli nedeni, pırıl pırıl bir genç kardeşimizin başına gelen insanlık dışı katliam! Bu olayın üzerine toplumun biraz uyanıp hareketlenmesi ve kadın dayanışmasının artmasıyla, hepimizin kendi hayatımızda, çocukluğumuzdan beri karşılaştığımız tacizleri yeniden hatırlayıp sorgulamamız oldu! Bizler kadın hareketinden bahsedeceksek, günün koşullarında cesurca bu işi üstlenip toplumca yargılanan ve kendisine önyargı ile bakılan rahmetli Duygu Asena’yı anmadan, anlamadan bahsetmemeliyiz diye düşünüyorum. Kendisini daha çocuk yaşta benim de gözümü ilk açan kişi olarak uyandırdığı, düşündürdüğü, sorgulattığı, değiştirdiği, dokunduğu her kadın adına saygıyla anıyorum.

Gönül isterdi ki, bu kitap kurmacadan, hayal gücünden ibaret olsun!
Her gün kadın cinayetleri, şiddet, tecavüz, taciz, aşağılama haberlerine tanık olduğumuz, tanıklıktan öte bizzat yaşadığımız ve her geçen gün artan bir şiddetle yozlaştığımız, kanunsuzlaştığımız, ahlaksızlaştığımız bir ülkede yaşam mücadelesi veren, özgürlük mücadelesi veren, haksızlığa direnen kadınlar, hunharca katledilen Özgecan’lar varken, sapına kadar gerçek olduğunu söyleyebiliriz kitapta anlatılanlar için, maalesef ve ne yazık ki gerçek!

Kitap adı: Kadının Adı Yok
Yazar: Duygu Asena
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa: 184
Baskı: 2013
Tür: Roman

#Kadının Adı Yok – Duygu Asena #Kadının Adı Yok #Duygu Asena

Kitap Etiketleri:
Yasemin Gül
yasonder@gmail.com

Aslen İzmir'li, sonradan İstanbul'lu. Aslen İşletme mezunu, sonradan Çocuk Gelişimi. Görünürde kariyer hedefleri olan bir beyaz yaka, ama aslen hep sanat heveslisi! Bu yüzden hep yazıp çiziyor, durmadan yeni bir şeyler deniyor. Aktif olarak kendi bloğunda da yazılarını ve denediklerini paylaşıyor. Edebiyatı, felsefeyi, tiyatroyu, sinemayı, yazı yazmayı, seyahat etmeyi, çiçekleri ve çocukları çok seviyor, 1 çocuk annesi.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend