Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali

10 Oca Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali

Sabahattin Ali, seneler önce edebiyat öğretmenimin tavsiyesi üzerine tanıştığım yazar. Ders süreçlerinde, yalnızca okuduğu ve okuduğumuz kitaplar üzerine sohbet halinde birbirimize tavsiyeler verirken, edebiyat ve okumanın önemini bizlere aşılamış, aynı zamanda ne de güzel sevdirmiş okumayı bana.

Kuyucaklı Yusuf’ta bu kitaplardan bir tanesi.Sabahattin Ali’yi tanıtırken her yazar kahramanını sonunda öldürebilir, bu çok olasıdır, ama yazarımız bir cinayet olayı ile açılan romanında bizleri şaşırtacak demişti.
Tabi bu yalnızca başından ibaret değildi… Yazarımızın ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf, nerde ne zaman tahmin edemeyeceğimiz trajik sonlara doğru götürüyor bizleri.

Kuyucaklı Yusuf, 1903 sonbaharında, yağmurlu bir gecede eşkiyalar tarafından basılan, Anadolu’da Nazilli yakınlarındaki kuyucak köyünde başlar.Annesi ve babası öldürülen henüz çocuk yaşta olan Yusuf, yetim kalır.Olayı teftişe gelen Kaymakam Selahattin Bey, Yusuf’un soğuk kanlılığına hayran kalır ve onu evlat edinir.Tabi Kaymakamın eşi Şahin’de aynı fikirde değildir.Tek derdi rahat yaşamak olan bu kadının huzursuzluğu da Yusuf’u etkilememiştir.Zaten yeni girdiği ortama alışamamış ve uzun süre kimse ile konuşmamıştır, Kaymakamın kızı Muazzez hariç…

Yaşamları kısa süre Nazilli’de geçer, büyük bir bölümüde Edremit’te devam eder. Uzun ve birbirine benzeyen seneler ağır ağır ilerlerken kasaba hayatında kurulu adaletsiz düzende işlemektedir.Günümüzde de aksini söyleyemediğimiz,parası olanın güçlü olduğu gerçeğini bilen Yusuf için hayat, hiçte kolay değildir.
“ Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu.Bu da karısı Muazzez idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebebsiz yere,bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.”

Yusuf ile Muazzez’in aşkı ve insanların zalimliği karşısındaki duruşları işlenirken, yazarın konulara bakış açısı, yorumları, okumayı daha keyifli hale getiriyor.
“ Hayat birbirinden ayırdıklarını,kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.”

Kendine de hayran bırakıyor. Aynı zamanda o dönemlerde çok önemsenmeyen toplumsal yanlarının tüm gerçekliliğiyle sunulması, merak ve heyecan uyandırıyor, böylelikle kitap bir solukta bitiveriyor.
Kitabı okuduktan sonra yaptığım küçük araştırlamalarda; 1907’de doğan 1948’de vefat eden Sabahattin Ali’nin aslında bu eseri üç cilt olarak planlamış ama ömrünün buna yetmediğini öğrendim. Hatta Sabahattin Ali’nin Cevdet Kudret ile yaptığı bir söyleyişinde, eğer yazılsaydı ikinci cildin Çineli Kübra, üçüncü cildinde dağdan şehre inen Yusuf’un dünyasını konu alacağını bildirmiş.
Öyle ki, kitabı okurkende farkedeceğiniz gibi, Yusuf’un Kübra’yı her gördüğünde ürkütücü bakışlarının etkisinde kalması ve bir gün bir yerde tekrar yollarının kesişeceğini düşünmesi de yarım bırakılan olaylardan bir tanesi. Şimdi sebebini anlıyor ve taşları yerine oturtabiliyorum.

Saygıyla anarak, nur içinde yatsın genç yaşta gözlerini yummuş olan Sabahattin Ali’den, keşke o eserleride okuyabilseydik diyorum.
Son söz olarak Ahmet Oktay’ında dediği gibi “Bir Yetimin Romanı” kitap arşivimimizde bulunması gereken ve tekrar okunması gereken eserlerden.

Kitap adı: Kuyucaklı Yusuf
Yazar: Sabahattin Ali
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa: 220
Baskı: 2013
Tür: Roman

Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali

#Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali #Kuyucaklı Yusuf #Sabahattin Ali

Kitap Etiketleri:
Merve Mudak
mervemudak@gmail.com

1991 doğumlu, istanbul Arel Üniversitesi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği mezunu ve özel bir tanı merkezinde görev almakta. Gezerek yeni yerler keşfetmeyi çok seven okuyucu, okumayı ve yazmayı da çok seviyor.

1Comment
  • kukkulata125@hotmail.com'
    Utku Kıvırcık
    Posted at 00:30h, 28 Şubat Cevapla

    Öncelikle kitap çok güzel ve derinden etkiliyor ancak kitapta tasvirler fazla ve sıkıcı olabiliyor

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend