Locke Lamora’nın Yalanları – Scott Lynch

11 Kas Locke Lamora’nın Yalanları – Scott Lynch

Locke Lamora’nın Yalanları, Scott Lynch’in okuduğum ilk kitabı oldu. Oldukça uzun bir zamanda bitirebildim. İlk başladığımda hızlı bir şekilde ilerledi ve beni bir yerden yakaladı. Fakat sonrasında bir kopukluk oldu. Kitap ilerlememeye ve beni artık çok içine almamaya başladı. Bu yüzden yapılmaması gerekeni yapıp araya bir kaç kitap aldım. Artık nedense okumak istemez oldum. Aradan bir süre geçtikten sonra tekrar başladım. Yine eski heyecanına döner gibi oldu. Ama bu kez de farkettim ki sadece bitirmek için okudum.

Tamamiyle benim hatamdan olduğunu sanıyorum bunun. Fakat bir süre sonra tekrar başlamayı ve bu kez araya hiç bir kitap sokmadan, önce Locke Lamora’nın Yalanları sonrasında ise Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler’i okuyacağım. Ama henüz değil.

Kitabın kısaca konusuna değinecek olursak, Locke Lamora adlı yetenekli hırsızın maceraları diyebiliriz. Tabi burada sadece Locke Lamora değil diğer öksüz çocuklarda oldukça yetenekli. Fakat Locke Lamora ayrı bir yetenekli ayrı bir iyi hırsız. İyi hırsız biraz kulağa tuhaf geliyor tabi kabul ediyorum. Ama kitabı okurken yer yer hayran kalıyorsunuz bu çocuğa. İnce zekası, iş bitiricidüşünce yapısı ve olaylara yaklaşımı oldukça iyi.

“Locke Lamora’nın Yalanları en sevdiğim on kitap arasında bulunuyor. Belki de ilk beştedir. Kitabı okumadıysanız, okumalısınız. Okuduysanız, muhtemelen yeniden okumalısınız…”
-Patrick Rothfuss

“Canlı, orijinal ve çekici. Muhteşem bir şekilde yazılmış.”
-George R. R. Martin

Bu kadar büyük fantastik edebiyat yazarları bu satırları yazıyorsa eğer birşey vardır diye düşünmeliyiz. Tabi eğer bu sadece bir reklam değilse ki bence değil. En azından bir marslı kadar büyük bir hayal kırıklığı olmamalı diye düşünüyordum ve bu düşüncemde haklı çıktım diyebilirim.

Tanıtım bülteninden;
“Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğney­le ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk… çok fazla çalıyor.” Camorr şehri, tarihi boyunca pek çok soysuzluğa, yolsuzluğa, uğursuzluğa, hırsızlığa tanıklık etmiş, büyülü atmosferinde her birini tek tek sindirebilmiştir; Camorr’un Belası’nın ismi şehrin nemli duvarlarında yankılanana dek… Camorr’un Belası’nın yenilmez bir silahşor, usta bir hırsız, duvarlardan geçebilen bir hayalet ve fakirlerin dostu olduğu söylenir. İşte o efsanevi “Bela” narin yapılı, gözü kara ve becerikli Locke Lamora’dır. Locke kimsenin beceremediği bir ustalıkla zenginleri soymasına rağmen, bir başka efsanedeki büyük okçunun aksine çaldıklarından fakirlere tek bir kuruş bile koklatmaz. Locke’un tüm kazancı kendisi ve isimlerinin hakkını fazlasıyla veren hırsızlar çetesi Centilmen Piçler içindir.

Onların sahip olduğu tek ev olan ve her türlü dümen, hile ve numaralarını gerçekleştirdikleri kadim Camorr şehrinin kaprisli ve renkli yeraltı dünyası, içten içe çürümekte ve gizli bir savaş yüzünden parçalanmaktadır. Tek ayak üzerinde onlarca yalan söyleyen Locke ve çetesi, bu büyülü dünyada bu kez tek ayaklarını bile yere basamadan içerisine düştükleri ölüm oyunundan kurtulmak zorundadır. Yarattığı dünya ve kuvvetli kalemi sayesinde Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson gibi isimlerle adı sık sık anılan Scott Lynch, çarpıcı romanı Locke Lamora’nın Yalanları’ında bir macera kitabının sürükleyiciliğini, bir fantastik kitabın yaratıcılığıyla birleştirip üzerine George R. R. Martin’in okuyucuyu beklemediği yerden vurmayı başaran anlatımını katıp, bizlere eşsiz bir hayal dünyası sunuyor.”

İyi okumalar.

Kitap adı: Locke Lamora’nın Yalanları
Orijinal adı: The Lies Of Locke Lamora
Yazar: Scott Lynch
Çeviri: Cihan Karamancı
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa: 584
Baskı: 2014
Tür: Fantastik

locke-lamoranin-yalanlari-scott-lynch-2

#Locke Lamora’nın Yalanları – Scott Lynch #Locke Lamora’nın Yalanları #Scott Lynch

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

4 Yorum
  • ozdmr@windowslive.com'
    Mehmet ÖZDEMİR
    Posted at 17:36h, 27 Temmuz Cevapla

    Merhabalar kitabın 72. sayfası itibariyle bende oluşan algı buradan kitap hakkında araştırma yapanların fikir sahibi olması adına yorum yazma düşüncesi doğurdu.
    Kitap geniş ve yaklaşık 600 sayfa anlatım olarak 72 sayfanın özeti bir kac cümle ile ifade etmek mümkün. Eğer aradığınız kurgu ve zeka ise kesinlikle bu kitapta ağdalı bir dil, aşırı samimi bir tutum dışında yorum bulmanız pek mümkün değil. Abraham STOKER Kont Dracul isimli başyapıtından sonra benzer bir dil ve kurgu hayaliyle kitaplığıma kazandırdığım bu eseri sadece ”kitap” olması sebebiyle okuyorum. 10 kitaptan hatta 5 kitaptan diye ifade eden partıck in diğer 10 kitabını samimiyetle almamak adına paylaşmasından büyük mutluluk duyardım.

    • Metin Yılmaz
      Posted at 10:51h, 31 Temmuz Cevapla

      Merhaba,
      Kesinlikle haklısınız. Fazlasıyla şişirilmiş sanırım. Devamını okumadım çünkü okunması gereken bu kadar çok kitap varken Locke Lamora onların bitmesini bekleyebilir diye düşündüm. Sonrasında zaman bol olduğunda bir şans daha verilebilir. Belki.

  • finduk1461@gmail.com'
    Kemal Yolcu
    Posted at 16:24h, 15 Şubat Cevapla

    Ben bu kitabı çok keyifle okudum, ikinci kitabı olan kızıl gökler altında kızıl denizler daha da akıcı ve güzeldi .Şu an son kitap olan hırsızlar cumhuriyetini okuyorum. Fantastik kitapları okumayı sevmeyenler olabilir ama bence çok keyifli bir seriydi sonunu tahmin edemeyeceğimiz olaylar sürekli olarak dönüyor. Basit polisiye kurgu okumayı seven okuyuculara sıkıcı gelebilir. Ama hayal gücünüz genişse yeterince tatmin edici. Kitabı tam sindiremeden yorumladığınızı düşünüyorum.

    • Metin Yılmaz
      Posted at 01:39h, 16 Şubat Cevapla

      Merhaba,
      İlerleyen zamanlarda bende tekrar okumayı düşünüyorum. Sanıyorum çok içine girerek, yaşayarak okuyamadım kitabı.

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend