Ne Kitapsız Ne Kedisiz – Bilge Karasu

05 Eyl Ne Kitapsız Ne Kedisiz – Bilge Karasu

Öncelikle belirtmem gerekir, evet adına aldanarak başladım. Bunu hemen peşin peşin kabul ediyorum. Kedilerle ilgili olsun, Bilge Karasu’yu anlayacağım bir kitap olsun, güzel akıcı bir kitap olsun diyerek aldım. Fakat yine olmadı… Bir kez daha Bilge Karasu kitabı bana bir şeyler anlatmak yerine, bana bir şeyler anlatmamaya, daha çok sıkılmama neden oldu.

Biliyorum Bilge Karasu hayranları ya da Bilge Karasu okumayı severler diyelim, beni ateş yağmuruna tutacaklar evet ama elimden gelen bir şey yok ne yazık ki. İki kez denedim, ikisinde de sonuç ne yazık ki hüsran oldu. Peki neden böyle oldu? Az biraz düşünmeye ve az biraz anlatmaya çaba gösteriyim. Kitabın adı ile başlayalım. Kitabın adı, biz kedi severleri mıknatıs gibi çekiyor. Adı gibi bir kitap ile karşılaşma ümidi, her okunan sayfanın sonunda şimdi başlayacaklarla birlikte yitip gidiyor. Hiç ama hiç bitmeyen bu ümit, kitabın sonlarına doğru yerini yeterlere, bit artıklara doğru bırakıyor. Evet bu kadar ileri gidip, bitsin artıklara kadar uzanıyor. Gerçekten üzgünüm..

Bir tür deneme olduğunu tamam biliyorum. Yazarın kitabın içinde bahsetmeye çalıştıklarını da anlıyorum. Elbette aptal ya da dümdüz bir algı ile okumaya çalışmıyorum. Klasik bir eleştiri ile de eleştirmeye çalışmıyorum. Daha doğrusu eleştirme maksadı ile okumuyorum. Okuduktan sonra bıçak gibi keserek, “bu kitap kötü” demiyorum. Uğraşıyorum. İnanın çok uğraşıyorum bir yerlerde bir şeyler vardır, o yüzdendir, bir yeri mi kaçırdım acaba? Gibi bir çok soruyu yöneltiyorum her paragrafa. Fakat sonuç bir kaç kez değişmiyor. Sonra bakıyorum ki benim için sonuç bu. En azından benim için bu böyle. Sizleri elbette bilemem.

Okuyunuz ve lütfen buraya yazınız. En azından bende bazı şeyleri görmüş olurum. Bu yardımı esirgemeyiniz.

İyi okumalar.

Kitap adı: Ne Kitapsız Ne Kedisiz
Yazar: Bilge Karasu
Yayınevi: Metis Yayıncılık
Sayfa: 96
Baskı: 2015
Tür: Deneme

Ne Kitapsız Ne Kedisiz – Bilge Karasu

ne-kitapsiz-ne-kedisiz-bilge-karasu


Arka kapak;
“Ona bakıyorum. Susuyor. Önüne bakıyor. Çocukluğundan beri bu oyunu oynar: Gözetlenme oyununu.Önceleri belki bir suçlulluk duygusuydu bu: Kendisine dikilen göz Tanrının, anasının, büyüklerden birinin, sevmediği birinin gözü olur, kınardı o anda yaptığını. Adı konmadan yaşanırdı bu suçluluk. Şimdi ise gerçekten bir oyun: kimi dakikayı, ‘bakan, gören varmış gibi yaşamak’… Karasu kendi kendinden birşeyler anlatır, gözetlenme oyunu da o sıra oynanır. Bakan göz o anlatılanı dinlemektedir. Nasıl gözse!…İşte bundan ötürü bakıyorum ona, baktığımı biliyor, susuyor, önüne bakıyor. Ne düşündüğünü bildiğimi biliyor.”

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend