12 Jul Pantagruel – François Rabelais
Pantagruel, birçok açıdan Gargantua’nın devamı olsa da bana göre daha olgun, daha dengeli ve hicvini daha isabetli kullanan bir eser. İlk kitaptaki taşkın mizah korunurken, eleştiriler çok daha keskin ve hedefini daha net buluyor.
Bazı bölümlerini Gargantua’dan daha fazla beğendim. Abartılı, absürd ve zaman zaman “bu kadar da olmaz” dedirten olaylar aslında Rabelais’nin en güçlü silahı. Gerçekliği büyüterek anlamsızlaştırıyor ve tam da bu sayede dönemin kurumlarını, dogmalarını ve insan zaaflarını görünür hâle getiriyor.
Kitabı okurken aklıma sık sık aynı düşünce geldi. Bugün burada yazılanların önemli bir kısmını aynı açıklıkta kaleme almaya kalksak, büyük ihtimalle hukuki baskılarla ya da organize linç kültürüyle karşılaşırız. Aradan geçen beş yüz yıl boyunca teknoloji, bilim ve yaşam koşulları değişmiş olabilir; ancak eleştiriye tahammül konusunda insanlığın çok da büyük bir mesafe kat edemediğini hissettiren anlar az değil.
Rabelais’nin başarısı yalnızca güldürmesi değil. Okuru rahatsız ederken düşündürmesi, düşünürken de güldürebilmesi. Bu dengeyi kurabilen eserlerin sayısı edebiyat tarihinde oldukça az.
Pantagruel bende, ilk kitaptan daha uzun süre kalan bir etki bıraktı. Bunun nedeni yalnızca mizahı değil; insanın iktidarla, inançla ve kendi çelişkileriyle kurduğu ilişkinin bugün bile şaşırtıcı ölçüde tanıdık gelmesi olabilir.
Kitap adı: Pantagruel
Yazar: François Rabelais
Tür: Roman, Hiciv, Rönesans Edebiyatı
İlk basım: 1532


Yorum yok