05 Sep Pinokyo – Carlo Collodi
Klasik hikâyeyi biliyorsunuzdur. Fakat burada klasik hikâyede olduğu gibi sürekli yalan söylemesi ve buna bağlı olarak uzayan burnu, birkaç kez değinilen konulardan yalnızca biri. Esas üzerinde durulan ise iyi bir çocuk olmak, yaramazlık yapmamak, anne babanın sözünü dinlemek ve sorumluluk sahibi olmak. Elbette bunlar yapılmadığında insanın başına neler gelebileceğini de gösteriyor. İşte bu kitapta, Pinokyo’nun yaptığı hatalar sonucunda başına gelenleri okuyoruz.
Tabii sabırla ve sevgiyle onu her seferinde bağışlayan Peri’yi ve babası Gepetto Usta’yı da görüyoruz. Pinokyo ne kadar hata yaparsa yapsın, ne kadar yanlış insanların peşine takılırsa takılsın, ona yeniden doğru yolu gösterecek birileri hep karşısına çıkıyor. Fakat asıl mesele, bir noktadan sonra bu doğru yolu kendi isteğiyle seçmeyi öğrenmesi.
Pinokyo’nun en belirgin özelliklerinden biri aslında kötü niyetli olmaması. O daha çok saf, kolay kanan, sabırsız ve çoğu zaman aklına ilk geleni yapan bir çocuk gibi davranıyor. Tilki ile Kedi’nin peşine takılması, çalışmak yerine kısa yoldan zengin olmayı istemesi, okula gitmek yerine eğlencenin peşinden koşması hep bunun sonucu. Her defasında daha kolay ve daha keyifli olanı seçiyor; fakat bunun bedelini de yine kendisi ödüyor.
Kitabın en güçlü taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor. Collodi yalnızca “şunu yapma, bunu yap” demiyor; yanlış seçimlerin sonuçlarını doğrudan Pinokyo’ya yaşatıyor. Aç kalıyor, kandırılıyor, hapse düşüyor, hayatı tehlikeye giriyor ve kimi zaman gerçekten ağır bedeller ödüyor. Bu nedenle hikâye yer yer bugünkü çocuk kitaplarına göre oldukça sert bile sayılabilir.
Özellikle Eğlence Ülkesi bölümü bu açıdan çok çarpıcı. Okula gitmeden, çalışmadan, bütün gün oyun oynayarak yaşamanın ne kadar cazip göründüğünü görüyoruz. Fakat bunun sonu özgürlük değil, tam tersine başka bir tür esarete dönüşüyor. Pinokyo’nun eşeğe dönüşmesi de kitabın en açık sembollerinden biri.
Buna karşılık Gepetto’nun sevgisi ve fedakârlığı hikâyenin duygusal tarafını oluşturuyor. Pinokyo’nun gerçek anlamda değişmeye başlaması da yalnızca kendisini düşünmeyi bırakıp babası için sorumluluk almaya başladığı anda oluyor. Çalışıyor, emek veriyor, yardım ediyor ve ilk kez davranışlarının başkaları üzerindeki etkisini gerçekten anlamaya başlıyor.
Bu yüzden Pinokyoyu yalnızca yalan söyleyen bir kuklanın burnunun uzadığı eğlenceli bir çocuk hikâyesi olarak hatırlamak kitaba biraz haksızlık olur. Aslında büyümek, sorumluluk almak, emeğin değerini anlamak ve iyi bir insan olmayı öğrenmek üzerine yazılmış oldukça güçlü bir gelişim hikâyesi.
Bugün okunduğunda bazı öğütleri ve cezalandırıcı yaklaşımı dönemine özgü görünebilir. Yine de kitabın temelinde anlatmak istediği şey hâlâ çok anlaşılır: insan yaptığı seçimlerle şekillenir ve gerçek anlamda büyümek, yalnızca yaş almakla değil, davranışlarının sorumluluğunu üstlenmekle mümkündür.
Çocukken bildiğimiz hikâyeden çok daha sert, daha karanlık ve aynı zamanda daha anlamlı bir kitapla karşılaştığımı söyleyebilirim.
Kitap adı: Pinokyo
Orijinal adı: Carlo Collodi (Author of Pinocchio
Yazar: Carlo Collodi
Çeviri: Egemen Berköz
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Modern Klasikler Dizisi
Sayfa: 200
Baskı: 2017
Tür: Roman
Pinokyo – Carlo Collodi
Arka kapak;
Pinokyo, İtalyan edebiyatının en neşeli olduğu kadar en dokunaklı öykülerinden biridir. Geppetto Usta’nın konuşan bir odun parçasından yaptığı ve Pinokyo adını verdiği kukla, küçük bir çocuğa dönüşmenin özlemi içindedir. Ancak bu yürüyen ve konuşan tahta çocuğun yaramazlığı başına olmadık işler açar ve kendini tanıyıp yüreğindeki arzuya kavuşana dek bir dizi soluk kesen, zorlu maceradan geçmesi gerekir.
Carlo Collodi’nin yüz yılı aşkın bir süredir dünyanın dört bir yanında bilinen ve sevilen bu yapıtı, bütün zamanların en çok okunan kitaplarındandır.


Yorum yok