Solaris – Stanislaw Lem

13 Tem Solaris – Stanislaw Lem

Solaris, Stanislaw Lem’in en çok bilinen bilim kurgu romanlarından biri. Bilim kurgu severlerin de es geçmediği, bir kitap. Benim de yıllar evvel okuduğum ve çok etkilendiğim bir bilim kurgudur Solaris. Fakat geçen yıllar içinde oldukça unutmuş olduğum eseri tekrar okumak istedim. Bakalım dedim yine aynı şeyleri hissedecek miyim.

Tam da dediğim gibi oldu ve yine aynı heyecanla, aynı sürükleyicilikle ilk yüz sayfasını okudum kitabın. Zaten sizi bir anda içine çekiyor ve o şekilde okumaya devam eder buluyorsunuz kendinizi. Kitabın bu güzel ve hızlı sürükleyiciliği ortalarını geçtikten sonra belki biraz azalır gibi olabilir fakat bu sizi kesinlikle sıkmaz ya da üzmez. Bilirsiniz ki bir kaç sayfa sonra yine yapacağını yapacaktır Solaris!

Kitap hakkında az biraz bilgi veriyim desem, kitabın sırrını açığa çıkarmış olurum diye korkuyorum. Bu yüzden bence siz alın ve okumaya başlayın bir an önce. Zaten Solaris’den sonra Stanislaw Lem eserlerinin hepsini okumak isteyeceksiniz. Hele bir de bilim kurgu sever bir kimseyseniz işte o zaman… Neyse beklentileri arttırıp, sizi zirvede bırakmayalım. Sadece şu kadarını söyleyebilirim, Solaris gerçekten iyi bir bilim kurgu eseri. Hemde en iyiler arasında yer alacak kadar iyi bir eser.

İyi okumalar.

Kitap adı: Solaris
Orijinal adı: Solaris
Yazar: Stanislaw Lem
Çeviri: Mehmet Aközer
Yayınevi: İletişim Yayınları
Sayfa: 236
Baskı: 2014
Tür: Bilim Kurgu

solaris-stanislaw-lem

Solaris – Stanislaw Lem

Arka kapak;
20. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının başyapıtlarından sayılan Solaris, insanlığın bilimle ve başka gezegenlerle ilişkisini ele alıyor. Kris Kelvin, Solaris’in yüzeyindeki okyanus üzerinde araştırma yapmak ve evreni anlamak üzere bu gezegene gelir. Çalışmalarına başlayınca, bastırılmış anılarla yüklendiği acılı bir deneyim yaşamaya başlar. Bir süre sonra, yalnız olmadığını, diğer araştırmacıların da benzer şeyler yaşadığını görür. Okyanusun, kimsenin kaynağını ve sebebini bilmediği bu anıları yaratan canlı bir organizma olduğu fark edilince, bilim insanları araştırmalarının odağını değiştirerek kendi içlerine yönelirler… Solaris, Freud’dan Jung’a uzanan süreçte farklı psikanalitik kuramları üstü örtülü bir biçimde tartışırken, insanoğlunun başka dünyalara dair duyduğu merakı ve bilimsel-teknolojik hırsını sorguluyor.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

1Comment
  • sedatuslu1982@hotmail.com'
    Sedat Uslu
    Posted at 11:27h, 29 Nisan Cevapla

    Bu seçkin ve kıymetli eseri ele alıp, evvelden okumuş kişilere anımsattığınız, henüz okumayanlara da tanıttığınız için teşekkür ederim. Şahsen bu romana dair birkaç tespit ve düşüncemi sunmak, ilgilenenlere biraz daha fikir vermek istedim.

    Lem’in bu romanı bilim-kurgu türünün seçkin bir örneği olsa da aslına bakarsanız bilim-kurgu bu hikayenin sadece fonunu oluşturuyor, yeşermek ve gelişmek için ihtiyaç duyduğu toprağı sunuyor. yani romanda B.K. öğeleri öyle gözümüze sokulmuyor, burada asıl olan iki şey (okuyanlar daha iyi anlayacak) kişinin geçmişiyle, vicdanıyla, kendi iç sesiyle hesaplaşması ve bunun yanında insan ırkı olarak evrene verdiklerimiz, ondan aldıklarımız, onu keşfetme arzumuzun derinliğinde yatan açgözlü hırslarımız. Bu bakış açısıyla okunursa mesajlar daha iyi algılanacaktır fikrimce.

    Konumuz kitap olsa da, okunanların görselleştirilmesi açısından filmin Andrei Tarkovsky eliyle sinemaya aktarılmış versiyonunun izlenmesini tavsiye ederim. Yazar bu filmi çok beğenmediğini belirtmiş olsa da kitaptan bağımsız olarak sinema tarihinin başyapıtlarından biri kabul edilen bu filmin izlenmesini ve romanla kıyaslanmasını, farklılıklarıyla ortaklıklarıyla değerlendirilmesini faydalı, ilham verici, öğretici bir beyin egzersizi olarak görüyorum.

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend