Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

12 Kas Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Neden bu kadar geç kaldım? Daha ilk sayfayı okuduğumda aklıma düşen bu sorunun kırıntıları, her sayfada büyüyerek katlandı. Ve kitap bittiğinde bu sorunun pek de önemi olmadığını düşündüm. Kürk Mantolu Madonna öyle bir kitap ki tekrar tekrar okunabilir ve her yaşta ayrı bir keyif, ayrı bir tat verebilir. Bu vasfa sahip bir kitaba daha sahip olduğum için mutluluk duydum…

Sabahattin Ali, çevremizde de sık sık gördüğümüz insanları öyle bir canlılık ve gerçeklikle yansıtıyor ve içimizde barındırıp da farkında olmadığımız duyguları öyle bir gün yüzüne çıkarıyor ki, hayranlıkla okuyor ve bir süre sonra okumaktan çok izlediğinizi, hikayenin içinde sürüklenip gittiğinizi fark ediyorsunuz.

Metin Yılmaz, Kürk Mantolu Madonna için yazdığı şu yazıda, okuduktan sonra herkesin karakterlerden birinde kendini bulduğunu söylemiş. Hak vermeden edemedim…Düşününce kendimi Raif Bey’de bulduğumu ve karakterle adeta bütünleştiğimi fark ettim. Öyle cümleler geçti ki arada sırada, kendimi ifade etme yükümlülüğünü satırlara bıraktım bir süre sonra. Benzerliğimiz öyle bir noktaya ulaştı ki, sonunda en az Raif Bey kadar şüphe duydum olanlardan ve en az onun kadar insanlardan nefret ettim. Olayların başka bir iç yüzü ya da kabul edilebilir sebepleri olabileceği ihtimalini bir kez bile düşünmedim.

Ve sonunda Raif Bey’le birlikte gerçekle yüzleşerek olgunlaştığımı hissettim.

Sanırım bir kitabın bir insana verebileceği en güzel şey, bu olgunlaşma hissi ve gerçek hayatta tecrübe edemediğimiz ya da belki çok sonraları tecrübe edebileceğimiz gerçeklerle erkenden yüzleşebilmek. Kitaptan bir alıntıyla kendimi ifade edecek olursam eğer;

“Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım…”

Ölmeden önce okunması gereken kitaplar listesi diye bir şey varsa eğer – ki şu zamana dek olmadığını düşündüm -, Kürk Mantolu Madonna mutlaka o listede yer alması gereken bir kitap.

Keyifli okumalar dilerim…

Aşağıda kitaptan hoşuma giden alıntıları bulabilirsiniz:

“…İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar…”

“…Ruhlarımız için en lüzumlu, en kıymetli olan şeyleri birbirimizde bulduktan sonra diğer teferruatı görmemezlikten gelmek, daha doğrusu büyük bir hakikat için küçük hakikatları feda etmek, daha insanca ve insaflı olmaz mıydı?”

“…Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız: “Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor? Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç alemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz. Bu alemin tezahürlerini dışarı vermediklerine bakıp onların manen yaşamadıklarına hükmedecek yerde, en basit beşer tecessürü ile, bu meçhul alemi merak etsek, belki hiç ummadığımız şeyler görmemiz, beklemediğimiz zenginliklerle karşılaşmamız mümkün olur. Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar.”

“…Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimi anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakında olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.
Bunun böyle olmaması lazımdı…”

(Durduramıyorum kendimi, kitabın her satırı hatırlanmaya, alıntılanma değer neredeyse…)

Kitap adı: Kürk Mantolu Madonna
Yazar: Sabahattin Ali
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Sayfa: 164
Baskı: 2014
Tür: Roman

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

#Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali #Kürk Mantolu Madonna #Sabahattin Ali

Zeynep Yılmaz
zeynep96yilmaz@gmail.com

1996 İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan okuyucumuz, kitap okumayı ve yazmayı çok seviyor.

2 Yorum
  • kizil.ada@hotmail.com'
    Duru
    Posted at 21:57h, 15 Şubat Cevapla
  • nicktirgit.35@gmail.com'
    Kardelen Özdemir
    Posted at 15:49h, 25 Eylül Cevapla

    Bu kitaba kadar Sabahattin Ali okumamak benim için çok büyük bir eksikmiş onu fark ettim. Türk Edebiyatı ‘nın önemli isimlerinden biri olmasına rağmen bu adamı okumayıp edebiyatın derinliklerinde adı hafızalarda asla kalmayan insanların kitaplarını okumuşum. Bu yüzden kendime acıdım açıkçası. Çok büyük bir hataymış. Bu yazar benim için bambaşka bir sevda imiş. Zamanla bu yanlışlık kitapları okunarak çözülecek. Muhteşem yazarımızı övme faslımız bittiğine göre anlatımına vurulduğum kitaptan bahsedelim. Kitap 20. yüzyılın en hisli aşk hikayelerinden biri olarak kabul edilirmiş , kesinlikle katılıyorum. Fakat şöyle bir fark var benim gözümde aşk hikayesinden çok yaşam farklılaşması. Raif Efendi… Bu hayatta yaşamak, onun zevkini almak gibi duyguların varlığından bile şüphe eden bir adam. Yıllarca kendi yalnızlığında boğulmaktan korkmuş. Çalışmak ona yatkın bir durum değil, sadece okumak için yaratılmış bir insan gibi. Fakat hayatına bir kadın girdiğinde bir kaç aylığına da olsun hayatta yaşama amacı olması hayatı sorgulaması, bu olay bile insanların hayatının baştan aşağı değişebildiğini hayal etmemizi sağlıyor. Yaşadığı bunca olaya rağmen onları kimseye anlatma çabasında bulunmamış. Anlatsa bile kimsenin ona inanmayacağını düşünmüştür. Bilemeyiz. Belki de günlük hayatımızda hepimiz bir Raif Efendi ‘yiz veya olacağız. Çünkü çoğu insanın o pis yalnızlığın elinden neler çektiğini kimse inkar edemez. Yalnızlığımızın içinde boğulurken bunları kimseye anlatamamak… Her neyse. Tahminimce siz benim kadar geç tanışmamışsınızdır bu yazarla , tanıştıysanızda okumaya devam edin derim. Sevgiyle kalın.

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend