Dönüşüm – Franz Kafka

09 Şub Dönüşüm – Franz Kafka

Bir sabah kalkıyorsunuz ve bir böceğe dönüşmüş bir şekilde yatakta yatarken buluyorsunuz kendinizi. Yataktan kalkmaya çalışıyorsunuz fakat bunu yapmak, önceki sabah kadar kolay olmuyor. Kafka’nın sistem içinde köleleşen, sürekli olarak bazı sorumlulukları yerine getirmesi istenen bu sorumluluklar yerine getirilmediğinde toplum tarafından dışarı atılan insanı resmettiği muhteşem öyküsünü anlatmaya çalışacağım. Evet bu çok kolay olmayacak haliyle. Çünkü karşımızda çok küçük bir öykü gibi görünen, devasa bir anlatım var. Bir nevi buzdağı diyebiliriz. Çok fazla detaya girmeyeceğimden belki işleri biraz kolaylaştırırım kendi adıma.

Dönüşüm Kafka’nın 1912 yılında 3-4 günde bitirmeyi öngördüğü, korkunç olarak tanımlandırdığı bir öykü. Bu tanımlandırmaları yaptığı mektuplarından birinde sevgilisi Felice’ye okumak istediğinide söylüyor. Sevgilisi Felice’ye yazdığı tüm mektuplarda “öykü” diye bahsediyor Dönüşüm’den. Bir zaman sonra adını açıklıyor.

“Gregor Samsa bir sabah yatağında sıkıntılı rüyalarından uyandığında, kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.”
Dönüşüm – Franz Kafka

Kitap başlar başlamaz konuya direk giriyor. Gregor Samsa (Böceğimiz) bir sabah kalkıyor ve kendisini bir böcek olarak buluyor. Tabi kalkıp kahvaltıya gidemiyor. Aile bireyleri, kardeşi, annesi ve babası merak ediyor, “hadi gel artık” diyorlar ama Gregor kalkıp gelemiyor. Kapı kilitleme alışkanlığı ilk kez işe yarıyor. Odaya kimse giremiyor ve bu ona az biraz zaman kazandırıyor. İşe gidemediği için müdürü geliyor ve nedenleri sorguluyor. Çalışkan ve dürüst bir çalışanımızdı acaba bugün neden geç kaldı? Hiç böyle yapmazdı işinden başka bir şey düşünmezdi. Nasıl olduda böyle bir düzensizlik, böyle bir sorumsuzluk yaptı?

Sistemde küçük bir insan olmaya ara verirseniz, küçük bir böcek olursunuz ve aileniz dahil hiç kimse sizi sevmez, istemez ve tiksinir. Her daim masum olarak anılan küçük kardeşiniz bile bir zaman sonra değişmeye başlar. Kendi hayatına müdahale olduğunda, kendi yapması gerekenler, sorumlulukları arttığında, ödün vermeye başlaması gerektiğinde artık o da sizi istemez ve “artık gitmeli! ondan kurtulmalıyız” der… Peki gerçekten bu kadar sert mi yaşam? Herkes en yakınlarımız bile bu kadar ikiyüzlü olabilir mi? Tıkır tıkır işleyen bu düzenden birkaç gün olsun çıktığımızda herşeyin rengi değişecek, tavırlar değişecek, sevgi, saygı gidecek mi? Sanırım bunları öğrenmenin tek bir yolu var. Ara vermek ya da durmak. Belki o zaman bazılarının gözünde yok edilmesi gereken bir böcek haline dönüşürüz. Sadece 88 sayfalık bir kitap. Ama barındırdıkları 88 sayfadan çok fazla…

Bunu genelde şuna benzetiyorum. Çok dar bir patikadan gidiyorsunuz. Sadece sizin geçebileceğiniz bir patika. Bu patikadan çok az sağa ya da çok az sola sapmaya çalışırsanız yanlardaki çalılar, dallar ve diğer yolunda giden insanlara çarpıyorsunuz. Tabi çarpmanın acısı ve çarptığınız insanların uyarıları ile irkilip, tekrar kendi yolunuza giriyorsunuz. Bu şekilde devam ediyorsunuz bir gün bacaklarınız durana kadar. Bu çarpma acılarına katlanıp, insanların uyarılarını dikkate almadan yoldan çıkıp, yolun bittiği yere daha doğrusu yolların olmadığı geniş düzlüklere geçenlerde oluyor.

Ahmet Cemal’in yazdığı önsöz ve sonsözlerle de okumak gerçekten çok daha büyük bir keyif oluyor. Özellikle yazdığı bir paragraf beni çok etkiledi.

“Birey olmasını başaranlara düşman kesilen son toplumlar ve bu toplumların en güçlü temeli olan, çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliği isteyen son aile yapıları yeryüzünden silinene değin, Kafka’nın dönüşüm’ü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır.”

Zaten sadece bu paragraf bile Dönüşüm’ü anlatmaya yetiyor. Büyük bir çevirmen olan Ahmet Cemal çevirilerinden okumanızı tavsiye ederim.

Herşey bittikten sonra temizlikçi kadının aile bireylerinin yanına gelip, o şeyin temizliğini düşünmenizi gerek yok demesi ve Gregor cesedini yok etmesi bana nedense derin devletleri düşündürdü. En ürpertici anlardan biriydi bence. Zaten ilk başından itibaren Gregor ile dalga geçmesi ona sürekli hakaretle karışık şakalar yapması, alaycı tavırları düşündürüyordu. Bir diğer gözden kaçırılmaması gereken nokta ise hizmetçi kadın hergün odasına gelip, rutin kontrolünü yapması. Burada derin bir anlam yatıyor gibi. Düzen kendinden çıkanları sürekli denetliyor ve bir şekilde kontrol altında tutuyor mesajı var gibi.

donusum-franz-kafka-yayinevi-mektubu
Hiç anlayamadığım bir nokta var. Çok sevdiğim Can Yayınları dahil olmak üzere bir çok yayınevi bu noktayı nasıl kaçırmış anlayamıyorum. Kafka, kitap basılacağı sırada yayınevine mektupla şöyle der; “Kitap kapağında asla bir böce çizilmemeli!” Bunun algıyı değiştireceğini de belirtir. Ama nedense basılan birçok kitapta bu gözardı edilmiştir. Kafka’nın istediği kitap aile bireyleri ve müdürün olduğu, kapının göründüğü bir kapaktır. Bu kadar büyük bir eserde bu nokta nasıl kaçırılır anlamış değilim.

donusum-franz-eski-kapaklar
Eski kapaklar gerçekten daha iyi. En azından yazarın isteğine saygı duyulmuş.

İyi okumalar…

Kitap adı: Dönüşüm
Orijinal adı: Die Verwandlung
Yazar: Franz Kafka
Çeviri: Ahmet Cemal
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa: 102
Baskı: 2014
Tür: Roman

Dönüşüm – Franz Kafka

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul’da yaşar, Ege’yi özler.

5 Yorum
  • Bu Ay Okuduklarım - Şubat 2015
    Posted at 20:25h, 01 Mart Cevapla

    […] Bir sabah kalkıyorsunuz ve bir böceğe dönüşmüş bir şekilde yatakta yatarken buluyorsunuz kendinizi. Yataktan kalkmaya çalışıyorsunuz fakat bunu yapmak, önceki sabah kadar kolay olmuyor. Yazının devamı için… […]

  • Dünya Klasikleri Hangi Yayınevinden Okunur?
    Posted at 00:01h, 25 Kasım Cevapla

    […] sakın kapağa bir böcek resmetmeyin bu çok yanlış bir yönlendirme olur demesine rağmen. Mektubu okumak için tıklayınız. Can Öz’ün bu konuda bir konuşması yer alıyor. Bu konuşmada Kafka’nın […]

  • cnnunal@gmail.com'
    Canan Ünal
    Posted at 09:16h, 23 Mayıs Cevapla

    Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Kafka yı bu kitap ile tanıdım.

  • ozturkhasan06@hotmail.com'
    Berat Öztürk
    Posted at 00:17h, 15 Haziran Cevapla

    çok başarılı yazı

  • gokcekokum00@gmail.com'
    Gökçek
    Posted at 13:06h, 23 Temmuz Cevapla

    Başarili bir analizdi tesekkurler

Yorum yazın

Send this to a friend