Güneşi Uyandıralım – Jose Mauro de Vasconcelos

13 Ağu Güneşi Uyandıralım – Jose Mauro de Vasconcelos

Bazan belli başlı dönemlerde kütüphanenizin raflarına bakarken ve ne okuyacağınıza ne düşünmek istediğinize karar veremezken bulunduğunuz yerlerden kaçmak istersiniz. Vasconcelos’u okumak bu kaçışa yardım ediyor bence.

Ülkemizde Vasconcelos’un kitapları malumunuz çocuk kitabı olarak geçer. Şeker Portakalı ya da Güneşi Uyandıralım okuyorum dediğinizde “ay o çocuk kitabı değil mi” gibi kıt bakış açılarıyla dolaşan insanlar var aramızda malum. Oysa yazarın kitaplarında salt sevginin oluşturduğu tabanda gelişimi, küçük bir çocukla başlayan hikayenin karakter üzerinde dönüşümünü, içimizde konuşan o iblisin de zamanla dönüşümünü, bağlılıklarımızı yani hayata ilişkin bir çok detayı görürüz. Tıpkı Küçük Prensi nasıl övüyorsak vs.

Öyle ki Güneşi Uyandıralım, Şeker Portakalı’nın kahramanı Zeze’nin ilk gençlik dönemini anlatmaya kaldığı yerden devam ediyor. Zeze bu sefer ilk kitaptaki o fakirlik döneminden kurtulmuş evlatlık olarak zengin bir aileye verilmiş ve yaşamını bir yandan bu zenginlik içinde, bir yandan kilise ve yatılı okulda geçirmekte.

Bu sefer içinde ki o ses bir kurbağa dönüşmüş ve en zor anlarında iç sesine (kurbağasına) derdini anlatan onunla büyüyen Zeze, büyüdükçe, aşkla tanıştıkça hayata olan izlenimlerini anlatıyor. Biz okuyucu olarak ise, onu yönlendiren insanların hikayeleri ile birlikte Zeze’nin bu dönüşümü anlamaya çalışıyoruz.

Akıcı ve hiç yormadan zevkle okuduğum bir kitaptı. Zeze’yi ilk kitaptaki trajediden kurtulmuş olarak görmek beni sevindirdi. Biraz çocukluğa dönmek istiyor ve Güney Amerika’da dolaşmak istiyorsanız tavsiye edebilirim.

Diğer yazılarım için: www.ekinbulut.com

Kitap adı: Güneşi Uyandıralım
Orijinal adı: Vamos Aquecer o Sol
Yazar: Jose Mauro de Vasconcelos
Çeviri: Aydın Emeç
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa: 256
Baskı: 2014
Tür: Roman

Güneşi Uyandıralım – Jose Mauro de Vasconcelos

Arka kapak;
“Şeker Portakalı”nın sevimli, küçük kahramanı “Zeze”, işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl, ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük “Şeker Portakalı” yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağa’sı var. Ama “Zeze”, yeni babasının iyi niyetine karşılık vermiyor. Evdeki biricik dostu, aşçı “Dadada”.

Ekin Bulut
ekinbulut@gmail.com

Ekin Bulut, 1985 İstanbul doğumlu, Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunudur. Özel bir yazılım firmasında kıdemli yazılım uzmanı olarka görev almaktadır. Fotoğraf çekmeyi, yürümeği, seyahat etmeyi seven Ekin Bulut, tam bir İstanbul sevdalısıdır.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend