Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz – Miguel de Unamuno

17 Ağu Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz – Miguel de Unamuno

Öyküler daha doğrusu bir iki öykü çok güzeldi. Önsöz ise oldukça sıradandı. Kısacası en son öykü ve ikinci öykü etkiledi. Aile, kadın, erkek ilişkileri değişik bir açıdan aktarılmış. Bunlar dışında kitapta beni etkileyen bir durum olmadı. Evet belki bir kaç kez daha okumalıyım. Fakat şimdi bunu yazıyorum. İleride belki değiştiririm bu sert girişimi.

Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz. Devamı elbette gelecek. Öykü yazımında farklı bir tat yakalamış gibi geldi bana. O yüzden bile diğer tüm eserleri okunmayı hak eder. Kaldı ki ben kimim ki bu kararı verebileceğim yazarın kendisi zaten bunu fazlasıyla hak etmiş ve kazanmış durumda. O yüzdendir Miguel de Unamuno kitaplarını belli bir sıra ile bünyeye sindirmeye başlayacağım.

İyi okumalar.

Kitap adı: Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz
Orijinal adı: Trei nuvele exemplare şi un prolog
Yazar: Miguel de Unamuno
Çeviri: Yıldız Ersoy Canpolat
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Modern Klasikler Dizisi
Sayfa: 124
Baskı: 2011
Tür: Hikaye

Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz – Miguel de Unamuno

Arka kapak;
Laín Entralgo’nun “İspanyol bilincinin ve kişiliğinin uyanışı” biçiminde nitelediği “98 Kuşağı” yazarlarından Miguel de Unamuno (1864-1936) Madrid Complutense Üniversitesi’nde felsefe doktorasını tamamladıktan sonra atandığı Salamanca Üniversitesi’nde ders verirken bir yandan da deneme ve makalelerini yayımlamaya başladı. Yönetim karşıtı yazıları yüzünden işine son verildi ve Fuerteventura Adası’na sürüldü. Ancak 1931’de Cumhuriyet’in kuruluşuyla aynı üniversiteye rektör olarak atandı.

Unamuno’ya göre makineleşme insanı kişiliksizleştirmiştir, teknolojinin girmediği bir evren arar; uygarlığa karşıdır. İç konuşmaları James Joyce’dan daha önce kullanmıştır.
Kimi zaman da kişiler, yazar ve okuyucu karşılıklı konuşur ve tartışırlar. Unamuno roman bilimselliği ile alay eder, yazınsal yapıtların yazarın belli başlı önsezilerini açıklamak için birer araç olduklarını ileri sürer. Kimi yapıtlarında ölümsüzlük özlemi ağır basar, kimi zaman Tanrı’ya başkaldırır, kimi zaman da yazgıya boyun eğer. Tüm eserlerinde zengin ve özenli bir dil kullanır; kaba, çirkin sözcükleri ancak deli dolu kişilerine söyleterek kusursuz bir denge tutturmuştur.

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu, uluslararası ilişkiler mezunu. Eğitmenlik ve web tasarım ve yazılım işleri yapar. Seyahati sever, okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

Send this to a friend