Beyaz Diş – Jack London

13 Ağu Beyaz Diş – Jack London

Jack London’ın Beyaz Diş’ini küçükken bir kez okumaya kalkışmıştım. Ancak çevirinin kötülüğünden mi yoksa vakitsiz okuduğumdan mı bilmiyorum ama sıkılıp daha başlarındayken bırakmıştım. Bu yüzden yeniden başlarken açıkçası ön yargılıydım. Hayvanları severim ama hayvanlarla ilgili film ya da kitaplardan pek hoşlanmam diye düşünüyordum hep.

Kitabın ilk yüz sayfası bu gibi düşüncelerle biraz ağır gitti. Fakat sonra bir anda bağlandım. Kitabın son demlerini nasıl içtim, hiç anlayamadım. Ve bittiğinde öyle bir boşluğa düştüm ki bir süre başka kitap alamadım elime.

Beyaz Diş, kurt ve köpek kırması bir hayvanın, vahşi hayatla, vahşi hayattan çok daha korkutucu olabilen “insanlık”la tecrübesini anlatıyor. Başlarda kendi türünüze kızıyor, kötülükten ve vahşetten yorgun düşüyorsunuz. Ama sonra sevginin ve şefkatin neleri değiştirebileceğini, sevginin dokunduğu her yeri nasıl güzelleştirebildiğini görüyorsunuz. Bu açıdan okuduktan sonra kalbinizi sıcacık yapan, gözlerinizi buğulandıran unutulmaz bir hikaye.

“Köpeğe kemik atmak hayırseverlik değildir. Hayırseverlik, kendin de en az köpek kadar açken kemiği köpekle paylaşmaktır.” diyen Jack London, vahşete vahşetle, şefkate şefkatle karşılık veren bir hayvanın karşılaştığı acı tatlı olayları, öyle bir hassasiyet ve usta yazım gücüyle aktarıyor ki hayran olmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Eğer hala okumadıysanız, benim gibi ön yargılarınız varsa, daha fazla beklememenizi şiddetle tavsiye ederim.

Herkese iyi okumalar dilerim.

Kitap adı: Beyaz Diş
Orijinal adı: White Fang
Yazar: Jack London
Çeviri: Levent Cinemre
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları / Modern Klasikler Dizisi
Sayfa: 258
Baskı: 2010
Tür: Roman

beyaz-dis-jack-london-2

Beyaz Diş – Jack London

Arka kapak;
Jack London’ın Issız Diyarı, yabanı, buz kalpli Kuzey Toprakları’ndaki hayatı konu edindiği ikinci romanı Beyaz Diş’tir. Vahşetin Çağrısı’na kendini bırakmış bir annenin yavrusu Beyaz Diş’in diyarıdır anlatılan. Onun hayranlık uyandırıcı zekâsı ve içgüdüleriyle kendini var edişinin ve “insan tanrılar”ın yaşamına geri dönüşünün enfes hikâyesi…

Jack London ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. İlk teknesi Razzle Dazzle’la San Francisco Körfezi’nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, fok avlayan bir Japon gemisinde tayfalık yaptı, ABD’yi bir başına dolaştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland’a döndü, liseye başladı; sınavlarını dışarıdan vererek üniversiteye girdi. 1897’de altın aramak isteyen binlerce kişi gibi Jack London da Kanada’ya gitti ve bu yolculuk yazarlığının keşfi oldu.
Bir yıl kaldığı Klondike hakkında, 1903’te yayımlanan Vahşetin Çağrıs ıile 1906’da çıkan Beyaz Diş dahil çok sayıda öyküyü kaleme aldı.
22 Kasım 1916’da, geride bıraktığı 15 eseriyle, hayata gözlerini yumdu.

Zeynep Yılmaz
zeynep96yilmaz@gmail.com

1996 İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan okuyucumuz, kitap okumayı ve yazmayı çok seviyor.

1Comment
  • l1212071@std.yildiz.edu.tr'
    YTÜ
    Posted at 12:32h, 06 Ekim Cevapla

    Hayatımda ilk okuduğum kitaptır Beyaz Diş.Kitap beni o kadar kendine bağladı ki ertesi gün dudağımda uçuk çıkmıştı.KESİNLİKLE HERKESİN OKUMASI GEREKEN BİR KİTAPTIR.

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend