Boğulmamak İçin – George Orwell

03 Mar Boğulmamak İçin – George Orwell

​Orwell’in en çok adı geçen romanlarından birini okumanın, haklı gururunu yaşıyorum! Hemde tam olması gerektiği gibi akıcı bir anlatıma sahip çeviri ile. Kitabı beğenmemek elde değil. Anlatmak ise oldukça güç. Ama kitapveyorum.com’da kitapları anlatmıyoruz biliyorsunuz sadece dikkatinizi çekecek hale getiriyoruz, sizleri kitaba karşı bol bol meraklandırıp okumanıza bir nebze olsa faydada bulunuyoruz. İşte bu amaca göre bu kitabı anlatmak o kadar kolay bir iş ki! Çünkü bu kitap zaten merak uyandıran bir kitap.

Boğulmamak İçin, George Orwell’ın okuduğum beşinci kitabı oldu. 1984, Hayvan Çiftliği ve Paris ve Londra’da Beş Parasız’dan hemen sonra üçüncü sırada yerini aldı. Kitabı yaşayarak okumak, o zamanların tarihine o zamanların dokusuna az biraz dokunmak inanın çok güzel bir his. Az birazda burkucu tabi. Çünkü o yıllarda savaş var. Ve bu savaş, büyük bir savaş. O yıllarda bu savaşı görmüş her insan gibi az biraz burkulmak, az birazda kırılmak sanırım kötü bir şey olmasa gerek. Bir yanda ölen milyonlar var çünkü.

Kitap ilk başlarda bir ağır gidiyor gibi gelebilir. Fakat bu bir kaç on sayfa devirdikten sonra yerine inanılmaz bir akıcılığa bırakıyor. Ondan sonra zaten tutabilene aşk olsun. Akıp gidiyor eser. Zaten ustadan da bu beklenirdi. Bu kez biraz esprili bir anlatım bizi yakalıyor. Ne 1984 havası var kitapta ne de Hayvan Çiftliği havası. Boğulmamak İçin’de buram buram savaş kokusu var. Her yanına sinmiş bir tedirginlik var. Yitip giden hayatlar, yapılamamışlar var. Orwell bunu bizlere öyle bir sunuyor, öyle bir anlatıma yediriyor ki ne tam üzülebiliyoruz ne tam sevinebiliyoruz. Bizi iki arada bir derede bırakıyor. Çok da iyi yapıyor aslında. Çünkü o zamanlarda eminim her insan, arada kalmıştır. Benim kitaptan anladığım en büyük şey bu oldu. Arada kalmak. Ölmek mi yaşamak mı? Savaşmak mı kaçmak mı? Her zaman sorular var. Bu sorular bir an önce cevap bekliyor sizden. Verildiği anda da tepkisini hayatınızla görüyorsunuz. Her şey her zaman olduğundan çok ama çok daha sert. Oyun yok şaka yok. Her cevap çok net. Öl ya da yaşa. Hepsi bu.

Kitapta bir çok yer beni çok etkiledi. Aslında kitabın bütünü etkiledi ama bir kaç yer özellikle fena halde sarsıcıydı. Örneğin bunlardan bir tanesi bize soru olarak gelen bir cümle; “Bebeğe gaz maskesi nasıl takarsınız?” Ne kadar zor bir soru değil mi? Hiç düşünmüş müydünüz? Aklınızın bir ucundan geçmiş miydi? Sanmıyorum. Çünkü ihtiyacımız olmadı böyle bir sorunun cevabına. Ama o yıllarda binlerce aile bu sorunun beyinlerinde dolaşmasından dolayı çıldırmak üzereydiler. Belki de bir çoğu çıldırdı. Bilemiyoruz.

Bir diğer güzel paragraf ise ağaçlar ve insanlar ile ilgili bölümdü. Ama o bölümü de sizler okuyun. Her şeyi buraya yazmamak lazım. Öyle değil mi?

Bir an önce okumanızı tavsiye edeceğim bu eşsiz Orwell eserini es geçmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Çok özür dilerim böyle bir kitabın öneri kısmında “şiddetle” demek pek uygun olmadı sanırım. Belki de en uygun yer bu kadar bol savaşın olduğu kitaptır. Kişiye göre değişir tabi…

İyi okumalar.

Kitap adı: Boğulmamak İçin
Orijinal adı: Coming Up For Air
Yazar: George Orwell
Çeviri: Suat Ertüzün
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa: 256
Baskı: 2015
Tür: Roman

bogulmamak-icin-george-orwell


Arka kapak
“Orwell’in ironik mizah anlayışı tazeliğini hiç yitirmiyor. Bu, kaçırılmaması gereken bir Orwell yapıtı.” The Observer Göbeğinin çapı giderek genişleyen ve evinin taksitlerini ödemekle uğraşan George Bowling kırk beş yaşında, evli ve çocuklu –ve yeni aldığı takma dişleriyle kasvetli hayatından çaresizce kurtulmak isteyen– bir sigorta pazarlamacısıdır.1939’da patlak verecek olan savaşın gelişini; yemek kuyruklarını, askerleri, gizli polisi ve zorbalığı görerek modern zamanlardan korkmaktadır.Böylece çocukluğunun dünyasına, huzur ve sükûn dolu bir yer olarak hatırladığı köyüne sığınmaya karar verir.Fakat köyünde aradığını bulabilecek mi, orası şüphelidir. “Çok komik olmanın yanında hayranlık uyandıracak kadar gerçekçi… Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ü burada nüve haliyle görebiliyoruz. Hayvan Çiftliği’ni de… Hem zengin bir okuma keyfi sunan hem de iki klasiğin tohumlarını birden barındıran romanlara kolay rastlanmaz.” John Carey, The Sunday Times

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

1Comment

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend