Ölen Hayvan – Philip Roth

21 Eyl Ölen Hayvan – Philip Roth

Yaş ilerledikçe cinselliğin azaldığı söylenir. Birçok zaman bunu duyarız insanlardan. Fakat durum belki de tam tersi bir durumdur. Bitmek bilmeyen bir iştah ile saldırmaya devam eden etobur bir yırtıcı gibi saldırılıyordur alınmak istenen hazza doğru. Elbette bunu şu an bilemeyiz. Yaşlar ilerledikçe bazı şeyler tecrübe edilebiliyor. Ve tabi ki her insan birebir aynı durumda olmaz. Herkesin farklı bir yaşlılığı farklı bir açlığı olacaktır.

Ölen Hayvan ile Philip Roth işte bu açlıktan bahsediyor. Doymak bilmeyen olgun bir erkeğin, her önüne gelen çekici kadına olan, karşı koyamadığı isteğini anlatıyor bize. Ve bize diyor ki hiç biriniz seksten üstün değilsiniz. Çünkü seks hayvanidir. Onu alt edemezsiniz. Yapabileceğiniz tek şey boyun eğmektir. Karşı konulmaz tutkularınızı açabileceğiniz ve doyasıya yaşayabileceğiniz partnerinizi bulsanız bile belli bir süre sonra artık o da sizi tatmin etmeyecektir. Her zaman yeni bir heyecan gerekmektedir. Bu karşı konulmaz bir istekdir.

“Kadın güzelliğine karşı büyük bir zaafım var.
Ben altmış ikime gelmiştim ve Consuela Castillo adındaki kız da yirmi dört yaşındaydı.”

“Bu kızın benim olacağını anında anladım.”

“Sınavlar bittikten ve notlar verildikten sonra, dairemde öğrencilerime bir parti veriyorum.
Cesur olanları saat ondan sonra açılıp canlanıyorlar.”

“Her şey saklı ve hiçbir şey gizli değil. (s. 14)”

“Evime gittik ve müzik çalmamı istedi.
Beethoven’ın yedinci senfonisini özellikle sevdi.”

“Kızlar daha ne kadar olabilir ki hayatımda?”

Not: Kitabın filmi de çekilmiş. Beyaz perdeye uyarlanırken adı “Aşkın Peşinde” olmuş. Detaylı bilgi için tıklayınız

Güzel, sürükleyici ve kesinlikle okunası bir roman Ölen Hayvan. Tavsiye ederim.

İyi okumalar.

Kitap adı: Ölen Hayvan
Orijinal adı: The Dying Animal
Yazar: Philip Roth
Çeviri: Can Kantarcı
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Sayfa: 109
Baskı: 1007
Tür: Roman

Hemen satın alın

olen-hayvan-philip-roth-2

Arka kapak…

Ölen Hayvan, cinsellik ve ölümlülük temalarını çarpıcı bir biçimde ele alan bir roman. Kahramanı, Phillip Roth’un daha önce kaleme aldığı The Breast (1972) ve The Professor of Desire (1977) adlı romanlarının da kahramanı olan David Kepesh, Amerika’daki cinsel devrim yıllarında, hiçbir engel tanımaksızın erotik zevklerin peşinde koşmaya ant içerek eşini ve oğlunu terk etmiş bir akademisyendir. Gerek üniversitede yarattığı entelektüel imaj, gerek bir edebiyat eleştirmeni olarak bir TV kanalının yayınlarında görünmesi, kız öğrencileri için onu çekici kılmıştır. Kepesh, yetmiş yaşındadır ve konuşma dili üslubuyla, kim olduğunu okurun bilmediği ve yalnızca romanın sonunda kendisine bir iki sözcükle cevap veren birisine eski bir öğrencisi olan Consuela Castillo’yla altmış iki yaşındayken yaşadığı ilişkiyi anlatır. Bu ilişkiden önce pek çok kadınla giriştiği beraberliklerini hiçbir zaman ciddi bir bağlılığa dönüştürmeden sürdürmeye kararlı olmasına karşın, yirmi dört yaşındaki Küba kökenli bu kız Kepesh’in aklını başından alır. Consuela’ya duyduğu tutku bir saplantıya dönüşür, onu kaybedeceği kaygısı, kapıldığı kıskançlık krizleri hayatını cehenneme çevirir. Ama daha ilişkinin başlarındayken bile, aralarındaki yaş farkının “kaçınılmaz acıklılığının” ve bunun belki de kendisi için son bir ilişki olduğunun bilincindedir. Consuela ise bu ilişkiye egemendir ve farkında olmasa bile Kepesh’i kendi narsizmini besleyen bir araç olarak kullanır. Kız kendisini terk ettiğinde, Kepesh eskiden kadınlarla yaşadığı bir sürü rahat, sorunsuz ve özgür ilişkiyi neden yaşayamadığını sorgulamaya başlar ve duyduğu kaygının aslında kendisiyle ilgili olmadığına, daha genel bir toplumsal dengesizlikten kaynaklandığına karar verir.Her ne kadar roman bu ihtiraslı ilişkinin öyküsünü anlatırsa da, okur bir yandan da, ABD’de 1960’lı ve 70’li yıllarda gerçekleşen ve cinsel devrimi de içeren kültür devrimiyle ilgili çarpıcı bir sorgulama ve tartışmaya da sürüklenir. Zira yaşlı bir erkek ölümlülüğünün bilincine varırken, sürdüğü yaşamın ve yaşadığı dünyanın anlamını çözmeye çalışmaktadır. “Philip Roth büyük bir modern erotizm tarihçisidir. Henry Miller’dan bildiğimiz cinselliğin coşkunlukla yüceltilmesinden sonra, Roth kendi kendini sorgulayan cinsellikten söz eder; bu da hazcılıktır gerçi ama sorunlu, yaralı, ironik bir hazcılıktır. Onun hazcılığı itirafla ironinin nadir birleşimidir. İçtenliğiyle son derece savunmasız, ironisi ise son derece kaçamaklı.”Milan Kundera, Le Monde

#Ölen Hayvan – Philip Roth #Ölen Hayvan #Philip Roth

Metin Yılmaz
metin@metinyilmaz.com.tr

İzmir doğumlu. Web geliştirme uzmanı olarak çalışır. Seyahat etmeyi sever. Okumayı sever. İstanbul'da yaşar, Ege'yi özler.

Yorum yok

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Send this to a friend